1. ağırsamakkelimef.Birine istemediğini belli edecek şekilde soğuk davranmak.
  2. ağırsınmakkelimef.Bir işi ağır bulmak; ağır saymak.
  3. ağırşaklanmakkelimef.Ağırşaklı hâle gelmek, ağırşak takılmak.
  4. ağıştırmakkelimef.Üstü kapalı anlatmak; ima etmek.
  5. ağıtlamakkelimef.El kol ve vücut hareketleri ile karşısındakini sakındırmak.
  6. ağıtmakkelimef.Ölen kişinin iyiliklerini sayıp dökmek.
  7. ağıtmakkelimef.Hiç görmediği ve bilmediği bir çevrede şaşkınlıktan ve yol bilmezlikten dolayı kendinden geçmiş gibi çevreye bakınmak; hayranlıkla seyretmek.
  8. ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
  9. ağızlandırmakkelimef.Ağızlanmasını sağlamak; ağızlanmasına neden olmak.
  10. ağızlanmakkelimef.Ağıza almak.
  11. ağızlaşmakkelimef.Ağız durumuna gelmek.
  12. ağızlaşmakkelimef.Sözleşmek; anlaşmak.
  13. ağızlatmakkelimef.Keskinliği kaybolmuş bir kesici aleti bilemek.
  14. ağızlıklamakkelimef.Doğru yolu göstermek.
  15. ağızsılaşmakkelimef.Geniz sesi olmaktan çıkmak.
  16. ağlamakkelimef.eT.Bir acıdan, üzüntüden dolayı inleyerek, hıçkırarak veya göz yaşı dökerek duygularını açığa vurmak.
  17. ağlamakkelimef.Tarlayı çit ile çevirmek.
  18. ağlamsamakkelimef.Ağlamaklı olmak; ağlayacak gibi olmak.
  19. ağlanmakkelimef.Ağ sahibi olmak; ağ edinmek.
  20. ağlanmakkelimef.Bir şey veya biri hakkında ağlama eylemi yapılmak.
  21. ağlaşmakkelimef.Ağ durumuna gelmek; ağ oluşturmak; bir ağ oluşturacak şekilde birbirine bağlanmak.
  22. ağlaşmakkelimef.Birlikte ağlamak.
  23. ağlatmakkelimef.Birinin ağlamasına yol açmak.
  24. ağlazlamakkelimef.Mızıkçılık ederek ağlamaklı olmak.
  25. ağlazlanmakkelimef.Mızıkçılık etmek. [DS
  26. ağmakkelimef.eT.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
  27. ağmaşmakkelimef.Yükselmek.
  28. ağnamakkelimef.eT.(Hayvanlar için) yere yatıp sırtını kaşımak; debelenmek, kıvranmak.
  29. ağnamakkelimef.Anlamak.
  30. ağrıcaklanmakkelimef.(Göz için) hastalanmak.
  31. ağrılanmakkelimef.Vücudunun herhangi bir yerinde ağrı belirmek.
  32. ağrımakkelimef.Vücudun herhangi bir yerinde rahatsız edici ağrı duymak; acımak; sancımak; sızlamak; ağrıya duçar olmak; burmak; burulmak; sancımak; zonklamak.
  33. ağrınmakkelimef.Birinin kırıcı davranışına gücenmek; alınmak.
  34. ağrıtmakkelimef.Vücudun bir parçasının ağrımasına sebep olmak, acıtmak.
  35. ağrıtmakkelimef.bknz. ağartmak
  36. ağulamakkelimef.bknz. ağılamak
  37. ağulanmakkelimef.bknz. ağılanmak
  38. aharlamakkelimef.Yıpranmış veya yüzeyi pürüzlü bir kâğıdı yazı yazılabilecek hâle getirmek için ahar sürerek parlatmak, kalemin kaymasını sağlamak üzere cilalamak.
  39. ahbunlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübre dökmek.
  40. ahdarmakkelimef.Devşirmek; toplamak.
  41. ahenkleştirmekkelimef.Uyum sağlar hâle getirmek.
  42. ahırlamakkelimef.(Hayvanlar için) ahırda kapalı kalmak; bir süre ahırda tutulmak.
  43. ahırlanmakkelimef.Evcilleşmek.
  44. ahırlatmakkelimef.Hayvanı ahıra alıştırmak.
  45. ahırmakkelimef.Tükürmek; tükürük atmak.
  46. ahıtmakkelimef.Akıtmak.
  47. ahilenmekkelimef.Ahi gibi davranmak; ahilik etmek.
  48. ahitleşmekkelimef.Sözleşmek; antlaşmak.
  49. ahlamakkelimef.Sıkıntı ve üzüntü sebebiyle “Ah!” sesi çıkararak iç çekmek; göğüs geçirmek.
  50. ahmakkelimef.Akmak.