500+ madde
- cırıkkelimeis.Serçeye benzer bir kuş.
- cırtcırtkelimesf.Cıvık; gevşek.
- cıvıklıkkelimeis.Cıvık olma hali.
- cıvımakkelimef.Yumuşak hâle gelmek; cıvık olmak; sulanmak.
- cızırdamakkelimef.Sürekli bir “cız” sesi çıkarmak; cızırtı yapmak.
- cidavkelimeis.Moğ.At ve eşeklerde görülen derin yara; çıban.
- cifekelimeis.Ar.Leş.
- cîfe-gâhkelimeLeşle dolu olan yer.
- ciger-teşnekelimeSusamış ciğer.
- ciğerkelimeis.Far.Karnın sağ üst kısmına yerleşmiş bulunan, kan depolanması, mikroplardan süzülmesi, safra salgılanması, şeker ve şeker türleri ile yağ ve proteinlerin…
- cinlenmekkelimef.Cinli olmak; cinlerin saldırısına uğradığı sanılmak.
- cinlikelimesf.Cin bulunan.
- cism-i latîfdeyimBeş duyunun kavrayamadığı melek, cin vb. yaratık.
- citikelimesf.Çağ.Sivri ve keskin.
- combultuya düşmekdeyimBirdenbire bir olayın içine girmek; kendini olayların içinde buluvermek.
- cuk oturmakdeyimAşık kemiğinin düz tarafı yere gelecek şekilde durması.
- curnatakelimeis.İt.Bıldırcın akını.
- cücekelimeis.Boyu normalden daha kısa olan kişi.
- çāder-i ihrāmdeyimÇadırın ihramı.
- çağşırlı tavukdeyimPaçaları tüylü tavuk.
- çakaralmazkelimeis.Eski zaman tüfeği; çakmaklı fitille ateşlenen eski bir tüfek.
- çakışmakkelimef.Üst üste getirildiği zaman biçim ve boyut bakımından denk ve eşit olmak; birbirine tam uymak.
- çamurkelimeis.Su ile karışmış bulaşkan toprak.
- çamurlamakkelimef.Çamur sürmek; çamurla kirletmek.
- çamurlaşmakkelimef.Çamur durumuna gelmek.
- çanak ağızlıdeyimBüyük ağızlı.
- çapkelimeis.Cisimlerin genişliği; kutur.
- çapıtlıkelimesf.Üzerinde, içinde çapıt bulunan.
- çapkunkelimeis.Akın; baskın.
- çaplıkelimesf.Çapı olan.
- çapsızkelimesf.Değersiz, önemsiz, zayıf.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çarh-ı felekdeyimGökyüzü.
- çarkkelimeis.Far.Makinelerde tekerlek biçimindeki hareketli parça.
- çarkıfelekkelimeis.Far.Döne döne yanan havai fişek.
- çarpıtılmakkelimef.Biçimi ve görüntüsü değiştirilmek.
- çarşamba karısıdeyim(Kadın için) saçı başı dağınık, üstü başı perişan.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çattırmakkelimef.Çatmak eylemini yaptırmak.
- çaylakkelimeis.Uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlıları avlayan tavuk büyüklüğünde yırtıcılardan bir kuş; kocalak, (Milvus migrans).
- çekişmekkelimef.Bir şeyi uçlarından tutarak karşılıklı çekmek.
- çelmekelimeis.Çelmek işi.
- çenekelimeis.Ağızda alt sıra dişleri taşıyan kemik; yüzün alt bölümünde yer alan ve her canlıya göre değişik biçim alan parçası.
- çenelikelimesf.Çenesi olan.
- çengekelimeis.Köşe; çıkıntı.
- çenilemekkelimef.(Köpek için) canı yanmaktan dolayı acı acı bağırmak.
- çepkelimeis.Far.Sol.
- çerağkelimeis.Far.Yağ kandilinin fitili.
- çerçevekelimeis.Far.Resim, ayna gibi şeyleri bir yere asabilmek veya korumak için etrafına geçirilmiş kenarlık.
- çerezlenmekkelimef.Kuru yemiş cinsinden bir şeyler yemek.