1. bulaşkankelimesf.Değdiği yere hemen bulaşan ve bulaştığı yerden de zor temizlenen.
  2. bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
  3. bulutlanmakkelimef.Bulutla kaplanmak, örtülmek.
  4. burkulmakkelimef.Bir şey veya kimse üzerinde burkmak eylemi uygulanmak.
  5. burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
  6. burnunu çekmekdeyimSümüğünü genzine doğru çekmek
  7. burulmakkelimef.Ekseni etrafında döndürülmek; çevrilmek; bükülmek.
  8. burunkelimeis.eT.Solunum aygıtının en üst kısmını teşkil eden, üst dudakla alın arasında yer alan, yüzün en çıkıntılı kısmı, aynı zamanda koku alma organı.
  9. burunlukelimesf.Herhangi bir şekilde burnu olan (şey).
  10. buykelimeis.Far.Koku.
  11. buzlukkelimeis.eT.Yiyecek ve içecekleri bozulmaması için buz içinde saklamaya yarar kap, küçük dolap.
  12. bübükelimeis.Ar.Gözbebeği.
  13. bücürkelimesf.Ufak tefek, kısa boylu; bodur.
  14. bülbülkelimeis.Far.Sesinin güzelliğiyle tanınan, karatavukgillerden, vücudunun üst tarafı koyu alt kısmı açık, kuyruğu kızıl kahverengi, ötüşü çok berrak ve ahenkli,…
  15. bürudetkelimeis.Ar.Soğukluk.
  16. bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
  17. bütkelimeis.Far.Put.
  18. büyücülükkelimeis.Büyü yapma sanatı.
  19. büyülemekkelimef.Büyü ile etki altına almak; büyü yapmak; sihir yapmak.
  20. büyülenmekkelimef.Kendisine büyü yapılarak etki altına alınmak.
  21. büyüleyicikelimesf.İnsanın kendini alamayacağı kadar olağanüstü çekici ve etkileyici; sihirli.
  22. büyültmekkelimef.Bir şeyi olduğundan daha büyük hâle getirmek; genişlik ya da büyüklük kazandırmak.
  23. büyütmekkelimef.Hacim veya alanca daha fazla duruma getirmek; genişletmek.
  24. ca'd-ı şütürdeyimDeve kıvırcığı.
  25. cam gözdeyimGözü takma olan.
  26. cambazkelimeis. sf.Far.Canıyla oynayan.
  27. cambazlıkkelimeis.Cambazın yaptığı iş; akrobatlık.
  28. cāme-i mūyîdeyimKıllı elbise.
  29. canbazkelimesf.Far.Canıyla oynayan; akrobat.
  30. candarmakelimeis.İt.Yurt içinde genel güvenliği sağlamak, kamu düzenini korumak, yasa ve nizamların uygulanması ile ilgili hükümet emirlerinin yerine gerilmesini…
  31. canlılıkkelimeis.Canlı olma durumu.
  32. canrübakelimesf.Far.Can alan; gönül kapan.
  33. carihkelimesf.Ar.Yaralayan; yara açan.
  34. caykelimeis.Far.Yer; mekân.
  35. cāy-i meşakkatdeyimSıkıntı yeri.
  36. ceberutkelimeis.Ar.Aşırı büyüklük.
  37. cedelgâhkelimeis.Ar.Çekişme yeri.
  38. cefā-pîşekelimeEziyet etmeyi, sıkıntıya sokmayı huy edinmiş; zalim.
  39. cehennemkelimeis.İbra.Günahkârların öldükten sonra ahrette cezalarını çekmek üzere gidecekleri yer; tamu.
  40. celeplikkelimeis.Kesimlik hayvan ticareti.
  41. cellatkelimeAr.Çok kırbaç vuran.
  42. cenderekelimeis.Far.Baskı; sıkma; sıkıştırma; tazyik.
  43. cennetkelimeis.Ar.Bahçe; güzel bahçe.
  44. cephanekelimeis.Moğ.Ateşli silahların kullanılabilmesi için gerekli olan mermi, barut hakkı, füze, kapsül gibi malzemelerin bütünü.
  45. ceradkelimeis.Ar.Çekirgeler.
  46. cereyankelimeis.Ar.Bir yöne doğru akma; akış; akıntı; akım.
  47. cerhkelimeis.Ar.Yaralama.
  48. cevher-i ferddeyimBir maddenin bölünmez en küçük parçası; atom.
  49. cıngılkelimeis.Asma kütüğünden üzüm salkımları elle eklem yerinden koparıldıktan sonra o eklem yerine bitişik küçük bir sap üzerinde kalan birkaç taneli üzüm…
  50. cıngıllıkelimesf.Süslü.