500+ madde
- abuzambakkelimesf.Ar.Saçma sapan, gelişigüzel konuşan.
- abzürüftkelimesf.Far.(Kavun, karpuz vb. için) bozulmuş,
- ackelimesf.Aç.
- aca'ibkelimesf.Ar.Çok şaşırtıcı; çok tuhaf; çok acayip; anlaşılmaz.
- acamıkelimesf.Eli işe alışmamış; toy; tecrübesiz.
- acantakelimesf.(Makine, otomobil vb için) yepyeni.
- acarkelimesf.Ar.Becerikli, tuttuğunu koparan, hamarat, iş bilir.
- acarıkkelimesf.Yoksul; yarı aç; çıplak; sefil.
- acarlıkelimesf.Sert; keskin.
- acayipkelimesf.Ar.(Arapça aceb kelimesinin çoğulu olmasına rağmen Türkçe’de tekil olarak kullanılır.) Alışılmışın dışında, şaşılacak, garip karşılanacak davranışlar;…
- accackelimesf.Ar.Gürültülü; fırtınalı.
- acemikelimesf.Ar.Bir işte henüz ustalaşmamış, işin gereği olan ustalığı ve beceriyi kazanamamış; deneyimsiz; beceriksiz; toy.
- acemiyankelimesf.Ar.Acemiler; toylar; deneyimsizler; tecrübesizler.
- Acemperestkelimesf.Ar.Klasik Türk edebiyatında biçim ve üslûp bakımından İran’ı taklit eden.
- acerkelimesf.Ar.(Eşya için) kullanılmamış; eskimemiş.
- acıkelimeis. sf.eT.Bir yiyeceğin veya bir maddenin dilde bıraktığı yakıcı, kavurucu tat.
- acıkelimesf.Azıcık; pek az.
- acıcakelimesf.Tadı acıya yakın; acımsı.
- acıdıcıkelimesf.Elem verici; acıklı; şiddetli.
- acıgkelimesf.Acı; dert; ıstırap. [Yüknekî]
- acıgankelimesf.Çok acıyan; çok üzülen.
- acıklıkelimesf.eT.Acıma duygusu uyandıran; acı verecek nitelikte.
- acılıkelimesf.eT.(Yiyecek maddesi için) içine acı katılmış. «Acılı Adana köftesi.»
- acımaklıkelimesf.(Ses için) acıklı, dokunaklı, hazin.
- acımasızkelimeis. sf.İşine ve yargılarına sevgilerini ve insani duygularını karıştırmayan; kendinden af dileyene duyarsız kalan; katı; merhametsiz; zalim; ceberut; gaddar.
- acımıklıkelimesf.Yufka yürekli; merhametli.
- acımsıkelimesf.Tadı acıya yakın, biraz acı olan; acımtırak; az acı; acıya çalan.
- acımtırakkelimesf.Tadı acıya yakın biraz acı olan; acımsı.
- acınacakkelimesf.Acıma duygusu uyandıracak biçimde; acıklı; üzüntü verici.
- acınaklıkelimesf.Kederli; üzüntülü; acılı; elemli.
- acırakkelimesf.Acımsı, acımtırak; az acı; hafif acı.
- acırakkelimesf.Biraz aç; iyice doymamış.
- acısızkelimesf.İçine acılık verecek herhangi bir şey katılmamış olan. «Acısız Adana köftesi yedik.»
- acıtgankelimesf.Çok acıtan; çok ıstırap veren.
- acıtıcıkelimesf.Acı veren; ağrı, sızı veren.
- acıtkankelimesf.bknz. acıtgan
- acıyıcıkelimesf.Acıyıveren, merhamete geliveren; acıyan.
- acızkelimesf.Ar.Gücü yetmeyen; âciz.
- acikelimesf.Ar.Fildişi ile ilgili.
- acibkelimesf.Ar.Alışılmış olanın dışında; garip; tuhaf; acayip; şaşılacak; hayret verici.
- acibüledakelimesf.Ar.Güzelliğiyle hayrete düşüren.
- acilkelimesf.Ar.Çok acele, beklemeğe zamanı ve tahammülü olmayan; derhâl yerine getirilmesi gerekli olan; bekletilemez.
- acilkelimesf.Ar.Vadeye bağlı; vadesi geldiğinde yapılacak olan.
- acinîkelimesf.Ar.Hamur gibi; hamur kıvamında.
- acirkelimesf.Ar.Kiraya veren; kiralayan; mucir.
- âcizkelimesf.Ar.Bir işi yapabilecek gücü, becerisi ve yeteneği olmayan; güçsüz; iktidarsız; çaresiz.
- âcizanekelimesf.Ar.Âciz kimselere yakışır şekilde.
- âcizîkelimesf.Ar.Alçak gönüllü kimseye ait.
- âcizlikkelimesf.Aciz olma hâli; düşkünlük; yoksulluk.
- acmiykelimesf.Ar.Akıllı; anlayışlı.