1. abuzambakkelimesf.Ar.Saçma sapan, gelişigüzel konuşan.
  2. abzürüftkelimesf.Far.(Kavun, karpuz vb. için) bozulmuş,
  3. ackelimesf.Aç.
  4. aca'ibkelimesf.Ar.Çok şaşırtıcı; çok tuhaf; çok acayip; anlaşılmaz.
  5. acamıkelimesf.Eli işe alışmamış; toy; tecrübesiz.
  6. acantakelimesf.(Makine, otomobil vb için) yepyeni.
  7. acarkelimesf.Ar.Becerikli, tuttuğunu koparan, hamarat, iş bilir.
  8. acarıkkelimesf.Yoksul; yarı aç; çıplak; sefil.
  9. acarlıkelimesf.Sert; keskin.
  10. acayipkelimesf.Ar.(Arapça aceb kelimesinin çoğulu olmasına rağmen Türkçe’de tekil olarak kullanılır.) Alışılmışın dışında, şaşılacak, garip karşılanacak davranışlar;…
  11. accackelimesf.Ar.Gürültülü; fırtınalı.
  12. acemikelimesf.Ar.Bir işte henüz ustalaşmamış, işin gereği olan ustalığı ve beceriyi kazanamamış; deneyimsiz; beceriksiz; toy.
  13. acemiyankelimesf.Ar.Acemiler; toylar; deneyimsizler; tecrübesizler.
  14. Acemperestkelimesf.Ar.Klasik Türk edebiyatında biçim ve üslûp bakımından İran’ı taklit eden.
  15. acerkelimesf.Ar.(Eşya için) kullanılmamış; eskimemiş.
  16. acıkelimeis. sf.eT.Bir yiyeceğin veya bir maddenin dilde bıraktığı yakıcı, kavurucu tat.
  17. acıkelimesf.Azıcık; pek az.
  18. acıcakelimesf.Tadı acıya yakın; acımsı.
  19. acıdıcıkelimesf.Elem verici; acıklı; şiddetli.
  20. acıgkelimesf.Acı; dert; ıstırap. [Yüknekî]
  21. acıgankelimesf.Çok acıyan; çok üzülen.
  22. acıklıkelimesf.eT.Acıma duygusu uyandıran; acı verecek nitelikte.
  23. acılıkelimesf.eT.(Yiyecek maddesi için) içine acı katılmış. «Acılı Adana köftesi.»
  24. acımaklıkelimesf.(Ses için) acıklı, dokunaklı, hazin.
  25. acımasızkelimeis. sf.İşine ve yargılarına sevgilerini ve insani duygularını karıştırmayan; kendinden af dileyene duyarsız kalan; katı; merhametsiz; zalim; ceberut; gaddar.
  26. acımıklıkelimesf.Yufka yürekli; merhametli.
  27. acımsıkelimesf.Tadı acıya yakın, biraz acı olan; acımtırak; az acı; acıya çalan.
  28. acımtırakkelimesf.Tadı acıya yakın biraz acı olan; acımsı.
  29. acınacakkelimesf.Acıma duygusu uyandıracak biçimde; acıklı; üzüntü verici.
  30. acınaklıkelimesf.Kederli; üzüntülü; acılı; elemli.
  31. acırakkelimesf.Acımsı, acımtırak; az acı; hafif acı.
  32. acırakkelimesf.Biraz aç; iyice doymamış.
  33. acısızkelimesf.İçine acılık verecek herhangi bir şey katılmamış olan. «Acısız Adana köftesi yedik.»
  34. acıtgankelimesf.Çok acıtan; çok ıstırap veren.
  35. acıtıcıkelimesf.Acı veren; ağrı, sızı veren.
  36. acıtkankelimesf.bknz. acıtgan
  37. acıyıcıkelimesf.Acıyıveren, merhamete geliveren; acıyan.
  38. acızkelimesf.Ar.Gücü yetmeyen; âciz.
  39. acikelimesf.Ar.Fildişi ile ilgili.
  40. acibkelimesf.Ar.Alışılmış olanın dışında; garip; tuhaf; acayip; şaşılacak; hayret verici.
  41. acibüledakelimesf.Ar.Güzelliğiyle hayrete düşüren.
  42. acilkelimesf.Ar.Çok acele, beklemeğe zamanı ve tahammülü olmayan; derhâl yerine getirilmesi gerekli olan; bekletilemez.
  43. acilkelimesf.Ar.Vadeye bağlı; vadesi geldiğinde yapılacak olan.
  44. acinîkelimesf.Ar.Hamur gibi; hamur kıvamında.
  45. acirkelimesf.Ar.Kiraya veren; kiralayan; mucir.
  46. âcizkelimesf.Ar.Bir işi yapabilecek gücü, becerisi ve yeteneği olmayan; güçsüz; iktidarsız; çaresiz.
  47. âcizanekelimesf.Ar.Âciz kimselere yakışır şekilde.
  48. âcizîkelimesf.Ar.Alçak gönüllü kimseye ait.
  49. âcizlikkelimesf.Aciz olma hâli; düşkünlük; yoksulluk.
  50. acmiykelimesf.Ar.Akıllı; anlayışlı.