1. alazdamakkelimef.Alevlenmek; yanmak.
  2. alazımakkelimef.(Yağmur, kar için) dinmek; hava açılmak.
  3. alazıtmakkelimef.(Yağmur, kar için) dinmek; hava açılmak.
  4. alazlamakkelimef.Aleve tutarak hafifçe üstten yakmak.
  5. alazlamakkelimef.Özentisiz ve baştan savma iş yapmak.
  6. alazlanmakkelimef.Alevde yanmak.
  7. alazlatmakkelimef.Alevde hafifçe yaktırmak.
  8. albasmakkelimef.Doğumdan sonra loğusa kadında ateşli bir hastalık belirmek.
  9. alçagırmakkelimef.Alçalmak; alçaklaşmak.
  10. alçagrıtmakkelimef.Alçaltmak.
  11. alçaklamakkelimef.Tahkir etmek.
  12. alçaklaşmakkelimef.Alçak duruma gelmek; alçalmak.
  13. alçalamakkelimef.Sindirmek; hakaret etmek; yenmek.
  14. alçaltmakkelimef.Uçan veya yüksekte bulunan bir şeyi aşağı seviyelere indirmek.
  15. alçılamakkelimef.Bir şeyin üzerine alçı sürerek kaplamak.
  16. alçılanmakkelimef.İçine alçı karıştırılmak.
  17. aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
  18. aldanmakkelimef.Hataya düşmek; yanılmak.
  19. aldaşmakkelimef.Karşılıklı birbirini aldatmak.
  20. aldatılmakkelimef.Kendisine oyun yapılmak; kandırılmak.
  21. aldatmakkelimef.Hataya yöneltmek.
  22. aldırılmakkelimef.Aldırmak işi yapılmak.
  23. aldırmakkelimef.Birisine almak işini yaptırmak.
  24. aldırtmakkelimef.Birine aldırmak işini yaptırmak.
  25. aldurmakkelimef.Kaptırmak; aldırmak.
  26. alduzmakkelimef.Malını elinden aldırmak; soyulmak.
  27. alenileşmekkelimef.(Üzerinde gizliliği bulunan bir şey için) açıklanmak suretiyle herkes tarafından bilinir hâle gelmek; açıklık kazanmak.
  28. alevlendirmekkelimef.Tutuşturmak.
  29. alevlenmekkelimef.Alev çıkararak yanmaya başlamak.
  30. alganmakkelimef.Övülmek; ünlenmek.
  31. algasamakkelimef.Moğ.Korkutmak; ürkütmek.
  32. algıglamakkelimef.Aşağılamak.
  33. algılamakkelimef.Beş duyu vasıtası ile dışarıda olup bitenler hakkında bilgi edinmek; idrak etmek.
  34. algılanmakkelimef.Biri tarafından bir şey hakkında duyu organları yoluyla bilgi edinilmek.
  35. algılatmakkelimef.Birinin, duyu organlarını kullandırtarak bir başka şey hakkında bilgi sahibi olmasını temin etmek.
  36. algınlaşmakkelimef.Sağlığı bozulmak; güçsüz kalmak.
  37. algınmakkelimef.Kaybolmak.
  38. alhınmakkelimef.Bitmek; tükenmek; azalmak; eksilmek; kaybolmak.
  39. alıgelmekkelimef.Alıp gelmek; getirmek.
  40. alıgitmekkelimef.Alıp gitmek; götürmek.
  41. alıgsamakkelimef.Almak istemek.
  42. alıklamakkelimef.Kuzu ve koyunların yattıkları yerde pislik bulaşarak topak hâline gelen karın yünlerini kesmek; karın tüylerini kesmek.
  43. alıklamakkelimef.Zayıflamak; sararmak.
  44. alıklaşmakkelimef.Beklenmedik bir durum veya olay karşısında ne yapacağını bilememek; aptallaşmak; afallamak; şaşırmak.
  45. alıklaştırmakkelimef.Birini, ne yapacağını bilemez hâle getirmek; şaşırtmak.
  46. alıkmakkelimef.Alçalmak.
  47. alıkonulmakkelimef.Biri tarafından gitmesine engel olmak; zor kullanarak veya başka sebeplerle tutulmak.
  48. alıkoymakkelimef.Birini belirli bir süre için bir yerde tutmak.
  49. alılmakkelimef.Alınmak .
  50. alımsınmakkelimef.Alır gibi görünmek.