- ayazlaşmakkelimef.Soğumak.
- bayınmakkelimef.Bayılmak.
- biçimsizleşmekkelimef.Biçimsiz duruma gelmek.
- bitlenmekkelimef.Kendi bitlerini kırmak; bitlerini ayıklamak.
- cavlaklaşmakkelimef.Cavlak duruma gelmek.
- çiftleşmekkelimef.Çift duruma gelmek; ikileşmek.
- dayanmakkelimef.eT.Bir yere kendini dayamak, yaslamak; oradan destek almak; yastanmak; istinat etmek.
- dayılanmakkelimef.Büyüklenmek; böbürlenmek.
- demlenmekkelime(Çay için) renk ve kokusu suya geçerek içilecek hâle gelmek.
- dökülmekkelimef.eT.(Sıvı için) kabından akmak, boşalmak; yayılmak.
- hâllenmekkelimef.Yeni bir duruma girmek; durum değiştirmek.
- kaşarlanmakkelimef.Kaşarlı hâle gelmek; kaşara bulanmak.
- kazınmakkelimef.Kendi kendine tıraş olmak; derisini yüzercesine kendi tüy ve kıllarını kesmek.
- kıllanmakkelimef.Kıllı hâle gelmek.
- kokorozlanmakkelimef.Kokoroz duruma gelmek.
- mayışmakkelimef.Buyrulan bir işi yapmaktan çekinmek; tembellikten yere yapışıp kalmak.
- molozlaşmakkelimef.(Kişi için) çirkinleşmek; kartlaşmak; yaşlanmak.
- moruklaşmakkelimef.Yaşlanmak; ihtiyarlamak.
- palazlanmakkelimef.Gelişmek; irileşmek.
- salozlaşmakkelimef.Saloz durumuna düşmek; aptallaşmak; sersemleşmek; salaklaşmak.
- sıvıklaşmakkelimef.Sıvık duruma gelmek; cıvımak.
- şabanlaşmakkelimef.Şaşkın duruma gelmek; aptallaşmak; alıklaşmak; bönleşmek.
- temizlenmekkelimef.Kendi bedenini yıkayıp temizlemek; temiz duruma gelmek; arınmak; paklanmak.
- uçlanmakkelimef.Uç meydana getirmek; uçlanmak; uç vermek.
- uyuzlanmakkelimef.Kuşkulanmak; huylanmak.
- yalakalaşmakkelimef.Dalkavuklaşmak.
- yamulmakkelimef.Yamuk duruma gelmek; çarpılmak; eğrilmek; eğilip bükülmek.
- yassılmakkelimef.Yassı duruma gelmek; yassılaşmak; yassı olmak.
- yaylanmakkelimef.Yaylar üzerinde hareket etmek.
- yeşillenmekkelimef.Yeşil duruma gelmek; yeşil olmak; yeşermek.