500+ madde
- irmekkelimeyard. f.bknz. ermek
- irtürmekkelimef.Ulaştırmak; eriştirmek; vardırmak.
- işkelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
- ışbarakelimeis.Sansk.Yüksek bir unvan; yüksek bir rütbe.
- işgitikelimeis.İpekli kumaş; diba.
- ıtkelimeis.Köpek.
- itgüçikelimesf.Yapan; eden; inşa eden; yaratan.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- itmekkelimef.Düzene sokmak; düzenlemek; tanzim etmek; hazırlamak.
- kagankelimeis.Kağan; hakan; hükümdar; hakan.
- kaganlamakkelimef.Kağan yapmak.
- kaganlıgkelimesf.Hakanı olan; kağanlı; kağanı olan; bağımsız.
- kagansıramakkelimef.Kağansız olmak; kağansız kalmak
- kagansıratmakkelimef.Hakansız bırakmak; kağansız bırakmak.
- kalıngkelimeis.Başlık parası; kadına verilen başlık.
- kalısızkelimezf.Tümüyle; tamamıyla; geride kalmaksızın; tamam kalıntısız.
- kalmışkelimesf.Kalan; kalanlar; kalmış olanlar.
- kamagkelimezm.Far.(Belirsizlik zamiri) hep; tüm; bütün; hepsi; her şey.
- kamşagkelimesf.Sarsıntılı; sarsılmış; sallantılı;
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kangkelimeis.Baba.
- kanıkelimezf.Hani; nerede? [Yüknekî]
- kantankelimezf.Nereden?
- kapıgkelimeis.Kapı.
- karkelimeis.eT.Atmosferde bulunan su buharının donmasıyla meydana gelmiş, hafif tanecikler hâlinde uçuşarak yağan beyaz renkli su kristalleri.
- karakelimesf.eT.Güneş ışığının bütün renklerini soğurduğu için en koyu renkte olan; kömür renginde olan; siyah.
- karakelimesf.(Halk için) sıradan; alelade; avam.
- kaşkelimeis.eT.Göz çukuru üzerinde bir yay gibi uzanan, üzeri kıllarla kaplı çıkıntı. [Yüknekî]
- katıgdıkelimezf.Sıkıca; iyice; adamakıllı; sağlamca.
- katunkelimeis.Soğd.Hakanın eşi; hatun; melike; kadın; kraliçe; kağan eşi.
- kazganmakkelimef.Kazanmak; başarmak; elde etmek. [Yüknekî]
- keçekelimeis.Akşam; gece. [Yüknekî]
- keçmekkelimef.Geçmek. [Yüknekî]
- kedimligkelimesf.Giyimli; kuşamlı; elbiseli.
- kelingünkelimeis.Gelinler.
- kelmekkelimef.Gelmek. [Yüknekî]
- kelürmekkelimef.Getirmek.
- kemkelimezm.Soru zamiri; kim.
- kendükelimezm.Kendi; kendisi; özü; zat; nefis.
- kerekülügkelimesf.Çadırlı.
- kergekkelimeis.Gerek; ihtiyaç; lazım lüzum; gereken şey.
- kergeksizkelimesf.Gereksiz; lüzumsuz.
- kiçigkelimesf.Geç kalan; sonra gelen; sonrakiler.
- kigürmekkelimef.Girdirmek; içeri sokmak; sokmak.
- kikşürmekkelimef.Birine kızmak; hiddetlenmek; öfkelenmek.
- kılıçlamakkelimef.Kılıçla vurmak; kılıçla saldırmak; kılıçtan geçirmek; kılıçla yaralamak veya öldürmek; .
- kılınmakkelimef.Kılmak eylemi yapılmak.
- kılınmamakkelimef.Yaratılmamak.
- kılmakkelimeyard. f.Yapmak; etmek; eylemek; işlemek; icra etmek; [Yüknekî]