500+ madde
- alkaşmakkelimef.Alkışlamak; alkışta yarış etmek.
- alkınmakkelimef.Tükenmek; bitmek; sonuna kadar alınmak;son bulmak; azalmak;eksilmek yok olmak; kaybolmak; mahvolmak.
- alkışkelimeis.eT.Takdis; kutsama; övme; tebrik; kutsama; hayır dua. 2. Birisi için açıkça iyilik dileme; hayır dua.
- alkışmakkelimef.Birbirini mahvetmek, yok etmek.
- alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
- almakelimeis.Elma.
- almılakelimeis.Elma.
- alpkelimesf.Yiğit; cesur; alp; kahraman; bahadır; enerjik.
- alp tegindeyimYiğit köle.
- alpagutkelimeis.Kahramanlar; cesurlar; alplar; yiğitler; savaşçılar.
- alsamakkelimef.Almak istemek.
- alsıkmakkelimef.Bir şeyi alınmak; çalınmış olmak.
- altınkelimeis.Alt taraf; altında aşağı; alt.
- altunkelimeis.Altın.
- altun bakandeyimAltın halka.
- altun tarımdeyimBüyük kadınların unvanı.
- Altun TarımdeyimBüyük Türk Hakanı Alp Er Tunga soyundan gelen hatunlara verilen unvan.
- altunlaşmakkelimef.Altın ödül koyarak bahse girmek.
- alturmakkelimef.Aldırmak.
- aluçkelimeis.Şeftali.
- aluçınkelimeis.Yenilen boğumlu bir bitki.
- alukkelimesf.Kaba; haşin.
- aluk erdeyimKel adam.
- alvırmakkelimef.Atılmak; sıçramak.
- amaçkelimeis.Öküz.
- amaçkelimeis.eT.Atıcılıkta nişan alınan yer; hedef tahtası; nişan yeri; hedef.
- amaçlamakkelimef.Bir amaca, bir hedefe ulaşmayı arzulamak; istihdaf etmek; kastetmek; gütmek; niyet etmek.
- amaçlıkkelimeis.Nişan yeri.
- amırkelimeis.Sis; kırağı.
- amrak köngüldeyimArı gönül; sıcak gönül.
- amrulmakkelimef.Yatışmak; dinmek; rahatlamak.
- amşuykelimeis.Bir tür sarı erik.
- amuçkelimeis.Doyumluktan verilen armağan.
- amulkelimesf.Sakin yavaş; uslu; halim
- amurtmakkelimef.Sakinleştirmek; teskin etmek; yatıştırmak; dindirmek.
- amuşmakkelimef.Çıkışma ve kınamadan dolayı bozulmak; apışıp kalmak; apışmak.
- anaçkelimeis.eT.Yavru verecek çağa gelmiş hayvan.
- analamakkelimef.Ana edinmek; ana demek.
- ançakelimezf.O kadar; ... kadar; o türden (işaret ve kişi zamiri ol’un eşitlik durumuöyle; onca; o kadar.
- andkelimeis.eT.Ant; yemin; ahit; söz verme.
- andakelimezm.O zamirinin bulunma-çıkma durumu; onda.
- andagkelimezf.eT.Böylece; bu suretle; böyle; o kadar.
- andankelimezm.Üçüncü teklik kişi ve işaret zamirinin ayrılma hâlinde iken aldığı biçim; ondan; ondan sonra.
- andan üstündeyimOndan üstün.
- andgarmakkelimef.Yemin ettirmek; ant içirmek.
- andıgkelimeis.Elek kalbur gibi şeylerin kasnağı.
- andıkmakkelimef.Ant içmek; yemin etmek.
- andınkelimeis.Beylerin hizmetçisi; bunların adlarının yazıldığı defter.
- andınkelimezm.Oradan; ondan [Yüknekî]
- angkelimeis.Av hayvanı; avlanmış hayvan.