500+ madde
- kurıtmakkelimef.Kurutmak.
- kurmakkelimef.(Yay vb. için) germek. [Yüknekî]
- kutadmakkelimef.Uğur vermek; uğurlu kılmak.
- kutgarmakkelimef.bknz. kurtgarmak
- kuturmakkelimef.Boşaltmak; aktarmak.
- kuturmakkelimef.Delirmek; kudurmak; şuurunu kaybetmek.
- küçedmekkelimef.Güçlendirmek; kuvvetlendirmek.
- küçemekkelimef.Zorlamak; baskı yapmak; zulmetmek; zorla fenalık etmek [Yüknekî]
- küçenmekkelimef.Gücü kuvveti kalmamak; ağırlaşmak; fazla yüklenmiş olmak.
- küdezilmekkelimef.Gözetilmek; korunmak. [Yüknekî]
- küdezmekkelimef.Saklamak; beklemek; korumak; gözetmek. [Yüknekî]
- küdmekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek. [Yüknekî]
- küldürmekkelimef.Güldürmek.
- külünmekkelimef.Hâlsiz düşmek.
- kümekkelimef.Korumak; saklamak; muhafaza etmek.
- küremekkelimef.Özgür olmak; bağımsız olmak; yönetilmez olmak.
- küreşmekkelimef.Birlikte kürümek; kürümekte yardım ve yarış etmek.
- küretmekkelimef.Aldatmak.
- küsemekkelimef.Özlemek; arzulamak; arzu etmek; istemek; dilemek. [Yüknekî]
- küvenmekkelimef.Güvenmek; övünmek.
- küvezlenmekkelimef.Gururlanmak; kibirlenmek.
- küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
- küymekkelimef.Yanmak.
- küyürmekkelimef.Yakmak.
- küzetmekkelimef.Gözetmek; korumak; kollamak; saklamak; muhafaza etmek.
- mangıtmakkelimef.Adım atmak.
- mangmakkelimef.Yürümek; yürüyerek gitmek; adım atmak.
- mengzetmekkelimef.Benzetmek; karşılaştırmak.
- minmekkelimef.Binmek.
- mungadmakkelimef.Bunalmak.
- mungadturmakkelimef.Şaşırtmak; hayrete düşürmek.
- mungkarmakkelimef.Bunaltmak; sıkıntıya sokmak; can sıkmak.
- mungukmakkelimef.Bunalmak; sıkıntılanmak.
- munmakkelimef.Saçmalamak.
- münmekkelimef.Binmek.
- odanmakkelimef.Uyanmak.
- odgurmakkelimef.Uyandırmak; kaldırmak.
- odulmakkelimef.Uyandırılmak.
- odunmakkelimef.Uykudan uyanmak.
- ogramakkelimef.Uğramak; rastlamak.
- okımakkelimef.Ok üzerine çentik atarak haber göndermek; davet etmek; çağırmak; davet etmek.
- okınmakkelimef.Okunmak.
- okışmakkelimef.Birbirini davet etmek; birbirini okumakta yardım ve yarış etmek; çağrışmak.
- okıtmakkelimef.Okutmak; çağırtmak.
- okşamakkelimef.Benzemek; hafifçe andırmak; hatırlatmak;
- ongarmakkelimef.Düzeltmek; onarmak; tamir etmek.
- ongmakkelimef.Solmak; rengi atmak.
- ongulmakkelimef.İyileşmek; düzelmek; iyi olmak; sağalmak.
- opmakkelimef.İçine çekmek; yutmak.
- opramakkelimef.Eskimek; yıpranmak; çürümek.