500+ madde
- kırmaçıkelimeis.Deri.
- kırtışkelimeis.Bet beniz; yüzün rengi; yüz güzelliği.
- kışkelimeis.eT.(Kuzey yarım küre için) sonbahar ile ilkbahar arasında yer alan, yılın en soğuk ve yağışlı mevsimi; güneşin Oğlak dönencesine dik geldiği 22…
- kıvkelimeis.Kut; devlet; baht; saadet; azamet.
- kıvçakkelimeis.Kof; boş.
- kıvılıkkelimeis.Süreksizlik.
- kıyıkkelimeis.Cayma.
- kıyınkelimeis.Bir kimsenin başkasına yasaya aykırı veya vicdanın kabul etmeyeceği biçimde yaptığı kötülük; zulüm; azap; işkence.
- kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
- kızlıkkelimeis.Pahalılık.
- kiçekelimeis.Akşam.
- kidizkelimeis.Keçe.
- kimekelimeis.Gemi.
- kinkelimeis.Göbek.
- kinkelimeis.Sonra; son; istikbal; gelecek.
- kingeşkelimeis.Danışma; görüşme.
- kingeşçikelimeis.Danışman; müşavir.
- kirkelimeis.eT.Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde meydana gelen veya biriken pislik tabakası; pislik. [Yüknekî]
- kirişkelimeis.Adamın akarlarından olan geliri.
- kisikelimeis.Kişi.
- kişkelimeis.Derisinden kürk yapılan bir hayvan; samur.
- kişçikelimeis.Avcı.
- kişenkelimeis.Bağ; uçkur.
- kişikelimeis.Cinsiyet farkı gözetilmeden kadın veya erkek kimse; insan; adam; şahıs; kimse.
- kişilikkelimeis.eT.Bir kimseye özgü belirgin özellik; şahsiyet.
- kokuzkelimeis.Boş; boşluk; eksiklik.
- kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
- kolkelimeis.Susuz dere.
- koldaşkelimeis.Bir işi birlikte yapanlardan her biri; iş arkadaşı; arkadaş.
- koltgukelimeis.İstek.
- koltguçıkelimeis.Dilenci.
- konkelimeis.Koyun; göğüs; bağır.
- konguzkelimeis.Böcek; kurt.
- konukkelimeis.eT.Birinin evine veya yanına geçici olarak kalmak üzere gelen kimse; misafir; mihman.
- konuklukkelimeis.Konuk olma durumu; misafirlik.
- konumkelimeis.Göçerlerin geçici bir süre, çoğunlukla bir mevsim oturdukları yer; yurt; konulan yer; konak.
- konutkelimeis.İş ve çalışma saatleri dışında içinde yatılıp kalkılan, oturulan, barınılan yer, bina; ev; daire; kat; ikametgâh; mesken, (1935).
- korkelimeis.Zarar; ziyan.
- korakelimeis.Zarar; ziyan.
- kordaykelimeis.Kuğu kuşu; kuğu cinsi bir kuş; pelikan; balıkçıl.
- korgulukkelimeis.(Kişi için) taşkınlık; yeğnilik.
- korugkelimeis.Korunma.
- korumkelimeis.Ağır ve büyük kaya.
- koşnıkelimeis.bknz. konşı
- koşnılıkkelimeis.Komşuluk.
- koşugkelimeis.Bağ; bent.
- koykelimeis.Koyun.
- koykelimeis.Alt; dip.
- koyçıkelimeis.Koyuncu.
- köçkelimeis.Göç.