1. akilikkelimeis.Omurilik.
  2. akirkelimeis.Ar.Eritilen yağın dibinde kalan tortu.
  3. akkaşkelimeis.Şöhret; lakap.
  4. akkaşkelimeis.Ar.Afyon; haşhaş.
  5. aklağıkelimeis.Akan suyun yatağında oyduğu çukur.
  6. aklamkelimeis.Mecra; yatak.
  7. aklankelimeis.Dağ sıralarının iki yandaki eğimli yüzeyleri; vadinin iki yanındaki eğimli arazi; yamaç; mail.
  8. aklantıkelimeis.Meyil; eğim.
  9. aklecütkelimeis.Erme.Genç horoz.
  10. aklıkkelimeis.Beyazlık; ak olma durumu; beyazlık; parlaklık. .
  11. akmakelimeis.Akmak işi.
  12. akmazkelimeis.Bir akarsuyun yatak değiştirdikten sonra eski yatağında kalan birikinti sular; azmak.
  13. akmıkkelimeis.Atmık; sperma.
  14. akmınkelimeis.Erme.Gübre.
  15. akpaklakkelimeis.Beyaz kabarcıklı yanık; ak patlak.
  16. akraçkelimeis.Derelerin dönemeç yeri; büklüm.
  17. akrapkelimeis.Ar.Akrep.
  18. akrikelimeis.Gürc.Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir ağaç, (Betula).
  19. aksakalkelimeis.İhtiyar.
  20. aksatakelimeis.Ar.Alışveriş.
  21. aksonkelimeis.Yun.Değirmen çarkının döndürdüğü mil.
  22. aksunakelimeis.Su altında felç olarak çıkan dalgıcın iyileşmesi için onu tekrar denize indirme işlemi.
  23. aktaraçkelimeis.Sac üzerinde pişmekte olan yufkayı çevirmekte kullanılan araç.
  24. aktarağaçkelimeis.Yemeni dokumacılığında yemenileri çevirmekte kullanılan uzun kollu ve yuvarlak bir ağaç.
  25. aktarmakelimeis.Yerini, yönünü, yolunu değiştirme.
  26. aktarmaçkelimeis.Yollarda birdenbire çıkan dönemeçler.
  27. aktıkelimeis.Ar.İş; çalışma.
  28. akuçkakelimeis.Rus.Küçük pencere.
  29. akukakelimeis.Erme.Kapalı su oluğu; künk.
  30. akunduzkelimeis.Yun.Ak çöpleme, (Veratrum album).
  31. akurkelimeis.eT.Yamaçlara yapılan düz ve yan yol.
  32. akurkakelimeis.Ar.Kurbağa.
  33. akyakelimeis.Yun.Bir balık türü, (Lichia aima).
  34. alkelimeis.Alt; bir şeyin alt tarafı; alt taraf.
  35. alacakkelimeis.Hak edilmiş fakat henüz ele geçmemiş mal veya para; karşı tarafın borcu.
  36. alacalıkkelimeis.Alaca olma durumu; çok ve karışık renklilik; alaca olan şeyin niteliği.
  37. alacıkkelimeis.Basit yapıdaki bostan çardağı veya hasır çadır.
  38. aladıkelimeis.Acele; ivedi; çabuk.
  39. alafkelimeis.Alev, sıcaklık, ateş.
  40. alafakelimeis.Yun.Sumaklanmış, henüz işlemi tamamlanmamış deri.
  41. alafakıkelimeis.Bir işin ustası; uzman.
  42. alafırkelimeis.Yun.Terbiye edilmiş fakat boyanmamış deriden yapılan ayakkabı astarı.
  43. alaflamakelimeis.Yüzde çıban şeklinde çıkan bir hastalık.
  44. alaflıkkelimeis.Ateşi kolayca yakmak için kullanılan tutuşturucu şeyler.
  45. alagkelimeis.Gürcü.Tepelerde rüzgâr gören açık yerler.
  46. alagantakelimeis.Domates.
  47. alakkelimeis.Bataklık yer.
  48. alakkelimeis.Kızana gelmiş köpek.
  49. alakesakelimeis.Saksağan.
  50. alamakelimeis.Elle tutulup atılabilecek büyüklükte taş parçası.