- kellozkelimeis.Kel kafalı kimse.
- kemenderkelimeis.Far.Eşek.
- kendarkelimeis.Far.Kinci; kin güden.
- kepezekelimesf.Far.Utanmaz; rezil.
- kergâhkelimeis.Far.Kasnak üzerinde yapılan işleme, nakış; gergef.
- kerinkelimezf.Kadar.
- kerirakelimeis.Kaplumbağa.
- kermenkelimeis.Kirman.
- kertilenmekkelimef.Bayatlamak.
- kertimekkelimef.Bayatlamak.
- keşkelimeis.Nemli toprak.
- kesdirmekkelimef.bknz. kestirmek
- kesdürmekkelimef.(Tahminde) isabet ettirmek; kestirmek.
- kese gitmekdeyimKısaca, ayrıntısız anlatmak.
- keseden gitmekdeyimKısa yoldan gitmek.
- keşişkelimeis.Far.Hristiyanlıkta, manastırlarda dışarıya kapalı münzevî bir hayat yaşayan, hiç evlenmemiş, belirli kurallara uymak zorunda kalan din adamı; karabaş.
- keşişkelimeis.İrin.
- kesmekelimeis.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak işi; kesmek eylemi.
- keteden mi, kesmeden mi?deyimYeni bir giyim eşyası almış kimseden bahşiş almak için söylenir.
- kevelkelimeis.Far.Kuzu veya koyun postundan yapılmış kürk; deri kürk; bekçi gocuğu; çoban kepeneği.
- kevgürkelimeis.Far.Su kabağından yapılan kap.
- keykelimeis.Far.İri saman.
- kıdımankelimesf.(Hayvan ya da insan için) zamanından önce doğan.
- kıhkelimeis.eT.Koyun ve keçi pisliği; gübre.
- kımılkelimesf.(Kişi için) kendisini ilgilendirmeyen her işe karışan; münasebetsiz.
- kıncıtmakkelimef.Sinirlenerek dişlerini sıkmak.
- kındırkelimeis.Kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılan, bir kenarında deliği bulunan topraktan yapılmış yuvarlak ve düzgün yüzeyli tuğla.
- kırcamakelimeis.Küçük şamdan.
- kırdavuşkelimeis.bknz. kırdavuç