500+ madde
- almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
- almaştırmakkelimef.Değiştirerek nöbetleşe kullanmak.
- alnaklamakkelimef.Gözetlemek.
- altalamakkelimef.Hastalık tekrarlamak; hâlsiz bırakmak; hastalık etkenleri artmak.
- altamakkelimef.Aldatmak; kandırmak.
- altazıtmakkelimef.(Hastalık için) yenilenmek; artmak; hastayı hâlsiz bırakmak.
- alukdurmakkelimef.Söz vermek.
- ambaklamakkelimef.Cevizi yeşil kabuğundan ayıklamak.
- anaklamakkelimef.Gözetlemek; bakmak.
- andallamakkelimef.Dikişi seyrek olarak dikmek; oyulgamak.
- angıtmakkelimef.Şaşırtmak.
- angmakkelimef.Anlamak.
- anıklamakkelimef.eT.Hazır etmek, hazır duruma getirmek.
- anıtlamakkelimef.Vuracakmış gibi yaparak korkutmak; sakındırmak.
- anıtmakkelimef.Devam etmek; gitmek.
- ankıtlamakkelimef.Nişan alıp atmak.
- anlaştırmakkelimef.Anlaşmalarını sağlamak, aralarını bulmak, uyuşturmak; uzlaştırmak.
- anmakkelimef.eT.Geçmişte olan bir olayı veya tanıdığı birini aklına getirmek; hatırlamak.
- annaçlamakkelimef.Cevap vermek; karşı gelmek.
- annaklamakkelimef.Dikkatle etrafı araştırmak; gözetlemek.
- ansamakkelimef.Göreceği gelmek; özlemek.
- ansunlatmakkelimef.Far.Hocaya okutmak; okutup üfürtmek.
- antızlamakkelimef.(Hayvan için) çifte atmak; tekme atmak.
- aparmakkelimef.Alıp götürmek; götürmek; alıp kaçmak; . «Geçme namert köprüsünden, ko aparsın su seni, / Sinme tilki gölgesinde, ko yesin arslan seni.» Kanunî
- aparmakkelimef.Yıkamak; temizlemek.
- apartmakkelimef.Götürmek.
- apazlamakkelimef.Avuçlamak; avcunu doldurmak; avuç dolusu almak.
- apçalamakkelimef.Düzensiz yürümek.
- apıldatmakkelimef.Kandırmak; aldatmak.
- apışlatmakkelimef.Yorgunluktan bacaklarını açtırmak; bacaklarını ayırmak.
- apıştırmakkelimef.Hayvanı çöküp kalacak kadar çok yormak veya çok yüklemek.
- appazlamakkelimef.Erme.Kapmak; ısırmak.
- apsonlamakkelimef.Far.Okuyup üflemek; afsunlamak.
- araçlamakkelimef.Kavga edenleri ayırmak.
- aralamakkelimef.İki şey arasını biraz açmak, biraz boşluk meydana getirmek; ayırt etmek; arayı açmak; aralık bırakmak.
- aralatmakkelimef.Bir kimseye iki şeyin arasını biraz açtırmak; seyrekleştirme işini yaptırmak.
- arbanmakkelimef.Üzerine çullanmak; abanmak.
- arcalamakkelimef.Temizlemek.
- ardamakkelimef.Asmak; arkaya almak; sermek.
- ardılamakkelimef.Korumak; arkalamak.
- ardınmakkelimef.Palto, ceket, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta almak; omza atmak.
- ardırmakkelimef.Yormak.
- ardlamakkelimef.Kovuşturmak; takip etmek.
- ardlamakkelimef.Yükletmek.
- argalamakkelimef.Seyrek dokumak; baştan savma dokumak.
- arıklamakkelime(Su için) arık açarak götürmek.
- arılamakkelimef.Temizlemek, paklamak, arındırmak.
- arılaştırmakkelimef.Katışıksız hâle getirmek, saflaştırmak.
- arındırmakkelimef.Saf, katışıksız hâle gelmesini sağlamak.
- arınlamakkelimef.Karşı gelmek; zıddına gitmek.