324 madde
- kesükkelimesf.Kesik.
- kezigkelimesf.Tertipli; düzenli; muntazam; sıralı.
- kiçigkelimesf.Geç kalan; sonra gelen; sonrakiler.
- kiçiglikkelimesf.Küçüklük; çocukluk; gençlik.
- kingkelimesf.Geniş; mufassal. [Yüknekî]
- kingekelimesf.Geniş.
- kırgılkelimesf.Kırçıl.
- kirtükelimesf.Doğru; gerçek; hakiki; sahih. [Yüknekî]
- kirtüçkelimesf.Kıskanç.
- kırukkelimesf.Sakat.
- kişenligkelimesf.Köstekli; bağlı.
- kısgakelimesf.Kısa; az.
- kıvıkelimesf.Boş.
- kıyıksızkelimesf.Eğrisiz.
- kızkelimesf.Nadir bulunan; az bulunur; kıt. [Yüknekî]
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- kızrakkelimesf.Az bulunur; nadir rastlanır.
- köçgünkelimesf.Göç eden.
- köçkünkelimesf.Göç eden.
- köçütçikelimesf.Göçürecek olan; göçüren.
- ködezligkelimesf.bknz. küdezlig
- kodguçıkelimesf.Bırakan; terk eden.
- kodıkelimesf.Alt; aşağı; adi. [Yüknekî]
- ködrümkelimesf.bknz. küdrüm
- kökkelimesf.Mavi; gök; gök rengi; lacivert.
- kökkelimesf.Yıllanmış; saçlarını ağartmış; ihtiyar; tecrübeli.
- kökçinkelimesf.Mavimsi.
- köksegüçikelimesf.Göğe yükselmek isteyen.
- könikelimesf.Düz; dik.
- köpkelimesf.Bütün; hep.
- körklügkelimesf.İyi; güzel; gösterişli.
- korklukkelimesf.Korkak.
- körksüzkelimesf.Çirkin; yakışıksız.
- korkunçkelimesf.Korku veren; insanı dehşete düşüren; korkulu; müthiş.
- kovdakkelimesf.Cılız.
- kovdaşkelimesf.Obur.
- kovıkelimesf.Kof; boş; oyuk.
- koyugkelimesf.(Sıvı için) koyu.
- kozıkelimesf.Kuzu.
- küçekkelimesf.Güçlü; kuvvetli.
- küdezligkelimesf.Korumalı; gözetim altında tutulan.
- külgüçikelimesf.Gülücü; gülen.
- külükkelimesf.bknz. külüg
- külünçkelimesf.Gülünç.
- künlükkelimesf.Günlük.
- kupakelimesf.bknz. kuba
- kürkelimesf.Gür; bol.
- kurçkelimesf.(Nesne için) katı; içi dolu; som.
- kurgukelimesf.Zevzek; kararsız; hafifmeşrep.
- kurugkelimesf.Soğd.Boş. [Yüknekî]