- alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
- anglamakkelimef.Akıl erdirmek; anlamak.
- ardırmakkelimef.Yormak.
- aymakkelimef.Anlatmak; açıklamak; söylemek; konuşmak; haber vermek; belirtmek; tasvir etmek; demek; takdim etmek. [Yüknekî]
- aytmakkelimef.Söylemek; demek.
- tabalamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
- tağımakkelimef.Dağıtmak.
- tamgalamakkelimef.Hakanın damgasını (tuğrasını) vurmak; damgalamak; mühürlemek.
- tatmakkelimef.Bir yiyecek ve içeceğin tadını, kalitesini kontrol etmek amacıyla ağza biraz almak, çiğnemek ve yemek; tadına bakmak.
- tekirmekkelimef.Ulaştırmak; eriştirmek.
- tıdmakkelimef.Engel olmak; engel çıkarmak; engellemek; geri koymak; men etmek; mani olmak; yasaklamak; önlemek; ayırmak; tutmak.
- tıymakkelimef.Engel olmak.
- tikmekkelimef.Bir şeyi delmek; dürtmek; sokmak.
- tilemekkelimef.Çok istemek; dilemek; aramak; istemek.
- tizmekkelimef.Dizmek; sıralamak.
- toldırmakkelimef.Doldurmak.
- toygırmakkelimef.Doyurmak.
- tökmekkelimef.Dökmek.
- turdurmakkelimef.Ayağa kaldırmak.
- turguzmakkelimef.Ayağa kaldırmak.
- tuturmakkelimef.Ele geçirmek; yakalamak; tutmak.
- tüknemekkelimef.(Yara için) dağlamak; kızgın demir basmak.
- tütsüklemekkelimef.Tütsülenmek; tütsü yakmak.
- ukmakkelimef.Anlamak; öğrenmek; idrak etmek; kavramak.
- ukturmakkelimef.Anlatmak; açıklamak; izah etmek.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- umdumakkelimef.Ummak.
- urmakkelimef.Vurmak; saldırmak; dövmek; çarpmak.
- utmakkelimef.(Bir oyun, yarış veya kumar için) kazanmak; galip gelmek; ütmek; başarı ile karşı durmak; yenmek; kazanmak; galebe çalmak.
- ülitmekkelimef.Islatmak.
- ündemekkelimef.Çağırmak; ünlemek; seslenmek.
- ürmekkelimef.Kabartmak; üfleyerek şişirmek; üflemek.
- üygenlemekkelimef.Atın başına oyan geçirmek.
- yakurmakkelimef.Yaklaştırmak.
- yangalamakkelimef.Yenilemek.
- yanutlamakkelimef.Cevap vermek.
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yaratmakkelimef.(Tanrı için) yoktan var etmek; kendinden uydurmak; vücuda getirmek; oranlayıp yapmak; gereken duruma getirmek; tanzim etmek; düzene koymak;…
- yarsımakkelimef.Murdar bulmak; iğrenmek; istikrah etmek; tiksinmek; nefret etmek.
- yarutmakkelimef.Aydınlatmak; parlatmak.
- yaşırmakkelimef.Gizlemek.
- yatğırmakkelimef.Yatırmak; uyutmak.
- yengilemekkelimef.Yenilemek; tecdit eylemek.
- yılıtmakkelimef.Isıtmak; ılıtmak.
- yıparlamakkelimef.Yıpar sürmek; mislemek.
- yısırmakkelimef.Isırmak.
- yimekkelimef.Yemek.
- yirmekkelimef.Kötülemek; aşağılamak; yermek; tekdir etmek; zemmetmek.
- yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
- yökütmekkelimef.Ezip un etmek; öğütmek.