- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- bedizkelimeis.Resim; tasvir.
- bungsızkelimezf.Eksiksiz.
- büntegkelimezf.Böyle; bunun gibi.
- eçikelimeis.Amca.
- edsizkelimeis.Cisimsizlik; cismanî olmama; maddî olmama.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- erkenkelimezf.İken. [Yüknekî]
- erklikelimezf.İken. tug taşıkar erkli (tuğ çıkarken)
- içirekikelimezf.İçteki; içindeki.
- kamagkelimezm.Far.(Belirsizlik zamiri) hep; tüm; bütün; hepsi; her şey.
- kekelimeis.Arka; geri.
- keçkelimezf.(Vakit için) geç; geç vakit.
- kergekkelimeis.Gerek; ihtiyaç; lazım lüzum; gereken şey.
- keyikkelimeis.Geyik.
- kiyikkelimeis.bknz. keyik [Nevayi]
- kopkelimezf.Hep; bütün; hepsi; tamamı.
- körügkelimeis.Güzel; güzellik.
- közünçkelimeis.Bir şey seyreden halk; seyirci.
- kükelimeis.Ün; şöhret; şan.
- küçkelimeis.Güç; kuvvet. [Yüknekî]
- kürkelimeis.Hile; desise; fesat; alda; al; kandırma; sahtekârlık.
- nengkelimezm.Belirsizlik zamiri; herhangi biri.
- ogkelimeis.Ara; fasıla.
- ogrıkelimeis.Hırsız; haydut; .
- olkelimezm.Üçüncü teklik şahıs zamiri; “o”.
- ökkelimee.Pekiştirme edatı; kuvvetlendirme edatı. bēn ök (ben kendim)
- ötügkelimeis.Dilek; istida; istek; rica.
- sabçıkelimeis.Sözcü.
- talımkelimeis.Yırtıcılık.
- teglükkelimeis.Kör.
- tosıkkelimeis.Mutlak doyacak olma; doyma.
- utrukelimezf.Tersine; karşısında; karşı gelerek; karşı; karşıda.
- üstünkelimezf.Yukarı; üstte; yukarıda.
- yalnguskelimezf.Yalnız; yalnızca.
- yarlığkelimesf.Kesilmiş ya da kararlaştırılmış olan.
- yaşkelimeis.Yeşillik; sebze; yeşil ot.
- yorıkkelimeis.Gidiş; seyir; akma.
- yüzlügkelimeis.Akraba.