- agırlıkkelimeis.İkram; ağırlayış.
- alıgkelimeis.Kötü; fena; alık.
- arguçkelimeis.İnsanın aldandığı nesneler; aldatıcı.
- argunkelimeis.Bir tür büyük fare.
- artukkelimezf.Çok; sayıca fazla; pek çok; kalabalık; artık; daha çok; fazla; aşırıca; ziyade; artık; küsur. [Yüknekî]
- arukkelimeis.Yorgunluk; argınlık.
- asrıkelimeis.Kaplan.
- ataçkelimeis.Sevgili ata.
- avrankelimeis.Demirci ocağı biçiminde yapılan ekmek fırını.
- ayrukkelimee.eT.Başka; ayrı; diğer; gayri; maada.
- bagırsakkelimeis.Merhamet.
- barkelimeis.Var; mevcut. [Yüknekî]
- basutkelimeis.Yardım; arka; kömek.
- biliksizlikkelimeis.Bilgisizlik; cehalet.
- bongkelimeis.Ağır bir şeyin yere düşerken çıkardığı ses.
- çakkelimezf.Bir şeyin özü, aynısı; tam; işte; aynı; doğru olarak; tamamıyla.
- çalpakkelimeis.eT.Kir; pislik.
- çavkelimeis.Şöhret; şan; ün. [Yüknekî]
- çındankelimeis.Sansk.Sandal ağacı, (Santalum album).
- çirkelimeis.Yağ.
- çulımankelimeis.Su birikintisi.
- eçikelimeis.Amca.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- erkenkelimezf.İken. [Yüknekî]
- erkenkelimezf.Zamanın ilerlememiş bir anı.
- erngeyükelimeis.Altı parmaklı adam.
- esizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- etilgenkelimeis.Atlarda bulunan bir hastalık.
- hayukelimezm.Her kimse.
- ınalkelimesf.İnanılır, güvenilir; itimat edilir.
- irikkelimeis.Erpik ve eski olan nesne.
- isizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- kedkelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir; pek; gayet; çok; iyi; iyice. [Yüknekî]
- kemrükkelimeis.Çatlak; yarık; gedik.
- keykelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir. [Yüknekî]
- keyikkelimeis.Geyik.
- kıskaçkelimeis.Bir şeyi sıkıca tutmaya yarar pense veya kerpetene benzer aletlerin genel adı.
- kopkelimezf.Hep; bütün; hepsi; tamamı.
- körkkelimeis.Biçim; görünüş; şekil; kıyafet.
- közünçkelimeis.Bir şey seyreden halk; seyirci.
- kükelimeis.Ün; şöhret; şan.
- küçkelimeis.Güç; kuvvet. [Yüknekî]
- külkelimeis.Göl.
- kuymakelimeis.Bir tür yağlı ekmek.
- nengkelimezm.Belirsizlik zamiri; herhangi biri.
- ogrıkelimeis.Hırsız; haydut; .
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- otrukelimeis.Karşı; ön; ara.
- süprükkelimeis.Süprüntü; çerçöp.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.