- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- batılmakkelimef.Batmış olmak; gömülmek.
- boşurkanmakkelimef.Kurtarmak.
- edikmekkelimef.Başarmak.
- etikmekkelimef.Başarmak.
- iltişmekkelimef.Münakaşa etmek; itişmek; kavga etmek.
- itilmekkelimef.Yapılmak; donatılmak; süslenmek.
- iyinmekkelimef.Basılmak; ezilmek.
- kekreşmekkelimef.Karşılıklı nefret etmek; birbirinden tiksinmek; birbirine düşmanlık etmek.
- kerilmekkelimef.Uzatılmak; gerilmek.
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- küçedmekkelimef.Güçlendirmek; kuvvetlendirmek.
- küsemekkelimef.Özlemek; arzulamak; arzu etmek; istemek; dilemek. [Yüknekî]
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- süngüşmekkelimef.Savaşta süngüleşmek; mızrakla savaşmak; vuruşmak; muharebe etmek.
- tudunmakkelimef.Yakalanmak; tutulmak.
- tusulmakkelimef.Fayda vermek; yaramak; fayda etmek.
- yodmakkelimef.Yok etmek.
- yokadmakkelimef.Mahvetmek; yok etmek.
- yokatmakkelimef.Mahvetmek; yok etmek;