109 madde
- ağınkelimesf.Dilsiz.
- ağlakkelimesf.Eksik.
- akurukelimesf.Yavaş.
- alalıkelimesf.Abraş; alaca tenli.
- alukkelimesf.Kaba; haşin.
- angakelimesf.Değersiz; kıymetsiz.
- anıkkelimesf.Bir yerde hazır bekleyen, hazır.
- anukkelimesf.Hazır; mevcut; var; .
- apakkelimesf.Açık ak; bembeyaz; çok ak.
- arkurukelimesf.Çapraz; haç gibi; aykırı.
- arukelimesf.Temiz; saf.
- asrakelimesf.Aşağı; aşağıya. .
- atsızkelimesf.İsimsiz; adsız.
- beçelkelimesf.(Kadın için) sünnet edilmemiş.
- bekkelimesf.Sabit.
- berkkelimesf.eT.Sağlam. (1935) [Yüknekî]
- bögükelimesf.eT.Dirayetli; anlayışlı; bilge; hakîm.
- çakrakkelimesf.Kel; dazlak.
- çalkelimesf.Alaca; kır; kırçıl.
- çeberkelimesf.Ar.Becerikli.
- çıgaykelimesf.Yoksul; fukara; sefil.
- dişekkelimesf.Süt dişlerini dökmüş olan.
- dölekkelimesf.eT.Sükûn ve asayiş içinde; itaatli; sakin; huzurlu.
- döşeklikkelimesf.(Kumaş için) döşek yapmaya uygun.
- ekindikelimesf.bknz. ekkinti
- elkinkelimesf.Koşan; yelici.
- erikkelimesf.(Yağ vb. için) eriyen; erimiş.
- ersekkelimesf.(Kadın için) ortaya düşmüş; azgın; orospu.
- görklükelimesf.eT.Güzel.
- halınkelimesf.Kalın.
- içikkelimesf.Aceleci; sabırsız; ivecen.
- igidkelimesf.Yiğit; delikanlı; .
- ırakkelimesf.Uzaklaşmış; uzaktaki;
- irkinkelimesf.İrkilen; biriken.
- kaçgınkelimesf.Kaçan; kaçak.
- kalmışkelimesf.Kalan; kalanlar; kalmış olanlar.
- karıkkelimesf.Karılmış; katışmış; karışık.
- kekrekelimesf.(Tat bakımından) acı ile ekşi arası; buruk.
- kırgılkelimesf.Kırçıl.
- kızgılkelimesf.Kızılımsı; kızılımtırak.
- köndükelimesf.Kötü; bayağı.
- konurkelimesf.Açık kestane renginde olan; boz renkli.
- köpkelimesf.Çok; bol. [Yüknekî]
- körtükkelimesf.Kar yığını; kar sahası; karlı yer.
- kübürkelimesf.Boş; oyuk.
- künlükkelimesf.Günlük.
- kutsuzkelimesf.İşleri ters giden adam; kötü; uğursuz; menhus; meşum.
- küyükkelimesf.bknz. küngük
- ölezkelimesf.Solgun.
- örtükkelimesf.Örtülmüş; üzeri kaplı; kapalı olarak içerilmiş olan; örtülü.