162 madde
- ılgamakkelimef.Atlarla hücum etmek.
- ırgamakkelimef.Sallamak; ırgalamak; sarsmak; yerinden oynatmak; kımıldatmak.
- igdilenmekkelimef.İyice beslenilmek.
- iltişmekkelimef.Münakaşa etmek; itişmek; kavga etmek.
- irmekkelimef.(Duvar vb. için) yarmak; gedik açmak; çentmek.
- isimekkelimef.Isınmak; sıcak olmak.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- ismekkelimef.İnmek; azalmak; hafiflemek.
- işleşmekkelimef.İş yapmakta yarışmak ve birbirine yardım etmek.
- itilmekkelimef.Yapılmak; donatılmak; süslenmek.
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- kadıtmakkelimef.Çevirmek; döndürmek; bükmek.
- kadmakkelimef.Tipide ölmek.
- kamılmakkelimef.Boylu boyunca yere yatmış, uzanmış olmak; paçavra gibi yere yığılmak.
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- kapılmakkelimef.Kapanmak.
- karganmakkelimef.Kendi kendini lanetlemek; kendi kötülüğü için dua etmek.
- katmakkelimef.Sertleşmek; katılaşmak sert olmak.
- kekreşmekkelimef.Karşılıklı nefret etmek; birbirinden tiksinmek; birbirine düşmanlık etmek.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kerilmekkelimef.Uzatılmak; gerilmek.
- kevilmekkelimef.Gevşemek; zayıflamak.
- kısganmakkelimef.Kıskanmak.
- kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
- kışmakkelimef.Kılmak; yapmak; etmek.
- kızganmakkelimef.Hasislik etmek; cimrilik etmek.
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- kolulamakkelimef.Düşünmek; açıklamak.
- komışmakkelimef.(İşe) birlikte koyulmak.
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
- küçedmekkelimef.Güçlendirmek; kuvvetlendirmek.
- küsemekkelimef.Özlemek; arzulamak; arzu etmek; istemek; dilemek. [Yüknekî]
- odulmakkelimef.Uyandırılmak.
- ornanmakkelimef.Kanmak;
- osmakkelimef.Kesmek.
- ötleşmekkelimef.Savaşmak; uğraşmak.
- özirkenmekkelimef.Kendi kişiliğine yığmak.
- sapılmakkelimef.(İplik için) iğneye saplanmak.
- sarlaşmakkelimef.Birlikte sarmak.
- satgaşmakkelimef.Rastgelmek.
- savmakkelimef.Püskürtmek; bertaraf etmek.
- sepmekkelimef.Çeyizle, araç gereç ile donatmak.
- serilmekkelimef.Sermek işi yapılmak.
- serkürmekkelimef.Karşı gelmek; engel olmak.
- sırlanmakkelimef.(Kap vb. için) sır ile kaplanmak; sırlı duruma getirilmek; sır sürülmek; sır vurulmak.
- sızgurmakkelimef.Sızdırmak; eritmek.
- singirlemekkelimef.Sinir sarmak.
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- solamakkelimef.Çin.Zincire vurmak; bağlamak; zincirlemek.