- boguzkelimeis.Boğaz; gırtlak.
- bözkelimeis.Yun.Pamuklu kumaş; pamuktan yapılmış kumaş; bez. [Yüknekî]
- bugrakelimeis.Damızlık erkek deve.
- burundukkelimeis.Yular.
- işkelimeis.Eş; arkadaş; dost; ahbap; müttefik.
- işikkelimeis.Eşik; kapı.
- kaftanlıkkelimeis.Kaftanlık kumaş; elbiselik.
- karakçıkelimeis.Haydut; yağmacı; yankesici.
- karılıkkelimeis.Yaşlılık; ihtiyarlık.
- kaytabankelimeis.Deve sürüsü.
- kendkelimeis.Soğd.Şehir; kale; kent.
- kınkelimeis.İşkence; eziyet; azap; ıstırap.
- kıvkelimeis.Kut; devlet; baht; saadet; azamet.
- kızlıkkelimeis.Pahalılık.
- koldaşkelimeis.Bir işi birlikte yapanlardan her biri; iş arkadaşı; arkadaş.
- kuzıkelimeis.Kuzu.
- muştulıkkelimeis.Müjdelik; müjdeleyene verilen hediye.
- ögkelimeis.Anlayış; vicdan; düşünce; bilinç; zekâ; akıl.
- okçıkelimeis.Okçu.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- örkkelimeis.Hayvanı bağlamakta kullanılan ip; yular.
- övkekelimeis.Öfke; hiddet; kızma.
- sakçıkelimeis.Korucu; muhafız; nöbetçi; bekçi.
- saklıkkelimeis.Uyanıklık; tetikte bulunma; teyakkuz.
- sevgükelimeis.Sevgi; sevda.
- süngükkelimeis.Kemik.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- tanukkelimeis.Şahit; tanık.
- tanuklukkelimeis.Tanıklık; şahitlik.
- tarlıkkelimeis.Darlık.
- tayakkelimeis.Dayak; dayangaç; değnek.
- tengizkelimeis.Deniz. [Yüknekî]
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tonguzkelimeis.Domuz.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- töşekkelimeis.Döşek.
- tosunkelimeis.(Tay vb. için) haşarı; serkeş.
- tumankelimeis.Duman; sis.
- tünekkelimeis.Tünek; in.
- tutgunkelimeis.Tutkun; yakalanan; esir; tutsak.
- Uçmakkelimeis.(Eski Türk inanışına göre öldükten sonra ruh göğe yükselirdi.) Cennet.
- ülüşkelimeis.Pay; bölüm; fasıl; kısım; parça; halk arasında taksim; hisse.
- uruşkelimeis.Mücadele; vuruşma; savaş; harp; vurma; vuruş.
- üzengükelimeis.Üzengi.
- yağıkelimeis.Düşman.
- yağılıkkelimeis.Düşmanlık; hasımlık.
- yalkelimeis.At yelesi.
- yalavaçkelimeis.Allah’ın elçisi; peygamber.
- yalavaçlıkkelimeis.Elçilik.
- yanutkelimeis.Karşılık; bedel; cevap; ivaz.