- agızkelimeis.Ağız. [Yüknekî]
- agrıgkelimeis.Hastalık; ağrı; sızı; sancı.
- alkelimeis.Hile, aldatma, tuzak; dolap; düzen. EUTS]
- altınkelimeis.Alt taraf; altında aşağı; alt.
- arslankelimeis.Moğ.Aslan.
- azukkelimeis.Azık; yiyecek; katık; erzak; yol yiyeceği. [Yüknekî]
- bagarsukkelimeis.Bağırsak.
- belekkelimeis.Konuğun yakınlarına getirdiği armağan; bir yerden başka bir yere gönderilen armağan. [Yüknekî]
- belingkelimeis.Korku; ürküntü; panik; dehşet.
- bilkelimeis.Bel.
- bingkelimeis.Bin sayısı; 1000.
- bişkelimeis.Beş;
- boguzkelimeis.Boğaz; gırtlak.
- bözkelimeis.Yun.Pamuklu kumaş; pamuktan yapılmış kumaş; bez. [Yüknekî]
- bugrakelimeis.Damızlık erkek deve.
- bukagukelimeis.Bukağı; köstek; bağ.
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- burgukelimeis.Boru; trompet.
- buzagukelimeis.İnek ve benzeri hayvan yavrusu; buzağı.
- enükkelimeis.Hayvan yavrusu; enik; yavru.
- ırkelimeis.Irlama.
- irkekkelimeis.Erkek.
- işkelimeis.Eş; arkadaş; dost; ahbap; müttefik.
- işikkelimeis.Eşik; kapı.
- karakkelimeis.Göz bebeği; gözün renkli yeri.
- karangukelimeis.Karanlık.
- karındaşkelimeis.Kardeş.
- kıgkelimeis.Hayvan gübresi; kuru koyun, keçi ve deve pisliği; tezek.
- kınkelimeis.İşkence; eziyet; azap; ıstırap.
- kıvkelimeis.Kut; devlet; baht; saadet; azamet.
- konşıkelimeis.Komşu.
- kopuzkelimeis.Eski Türk baksı ozanlarının sagu ve destan okurken veya dinî ayinlerde çaldıkları telli Türk sazı.
- ögkelimeis.Anlayış; vicdan; düşünce; bilinç; zekâ; akıl.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- sükelimeis.Ordu; askerî birlikler; asker.
- süngükkelimeis.Kemik.
- tamarkelimeis.Damar.
- tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- tanukkelimeis.Şahit; tanık.
- tayakkelimeis.Dayak; dayangaç; değnek.
- tegirmenkelimeis.Değirmen.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tonguzkelimeis.Domuz.
- torkelimeis.Balık ağı; sık örgülü balık ağı.
- töşekkelimeis.Döşek.
- toygunkelimeis.Çin.bknz. taygun
- tumankelimeis.Duman; sis.
- ülüşkelimeis.Pay; bölüm; fasıl; kısım; parça; halk arasında taksim; hisse.
- uruşkelimeis.Mücadele; vuruşma; savaş; harp; vurma; vuruş.