500+ madde
- debekelimesf.Far.Kasığı yarık; fıtık.
- debelekkelimeis.Darbuka; küçük davul; dümbelek.
- defekelimeis.Ar.Dokumacıların mekik attıktan sonra ipi sıkıştırmak için kullandıkları tarak; çulha tarağı.
- degenekkelimeis.Değecek araç; kısa ve ince sopa; değnek.
- değenekkelimeis.Değnek; sopa.
- degmedekelimezf.Her yerde; her zaman.
- degmekkelimef.eT.Değmek.
- dekkelimesf.eT.Sessiz; rahat; sakin.
- dekkelimeis.eT.Hayvana yükletilen yükün taraflarından her biri; içi dolu çuval.
- dekerekkelimeis.eT.Tekerlek.
- deklemekkelimef.Denkleştirmek; yakıştırmak; uygun hâle getirmek.
- delemekelimeis.Far.Maya ile kestirilmiş süt.
- delimkelimezf.eT.Çok; pek çok; sayısız; pek ziyade.
- delükkelimeis.Delik; delinmiş.
- demreğikelimeis.eT.Temreği hastalığı.
- dendikelimeünl.Haydi deyiniz; söyleyiniz.
- denekelimeis.Far.Tane; habbe.
- dengelkelimeis.Far.Yüz yüze oturmak; muvacehe.
- depekelimeis.eT.Tepe.
- depecükkelimeis.Küçük tepe; tepecik; toprak ve taş yığını.
- depelemekkelimef.eT.Çiğnemek; ezmek; öldürmek; .
- depelenilmekkelimef.Öldürülmek; tepelenmek.
- depelenmekkelimef.Öldürülmek; tepelenmek.
- deperekelimezf.Tepeden aşağı.
- depingikelimeis.Binek hayvanının sırtını incitmemesi için eyerin ve semerin altına konulan içi doldurulmuş keçe.
- depinmekkelimef.eT.Tepinmek; çırpınmak.
- deplekkelimeis.Far.Küçük davul; dümbelek; darbuka.
- depmekelimeis.Tekme.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- depükkelimeis.eT.Tekme; tepik.
- derneklikelimesf.(Kişi için) vücudu derli toplu olan.
- derneşmekkelimef.Bir araya toplanmak; bir araya gelmek; toplanmak; .
- devekkelimeis.eT.Asma kütüğü; asma dalı; tevek.
- deyükelimezf.Diye.
- dibkelimeis.eT.Dip.
- diğrenkelimeis.Yun.Harmanda sapları yaymak ya da toplamak için kullanılan ucu çatal aygıt; dirgen.
- dıkılmakkelimef.Bir şeyin içine girmek; dolmak; sokulmak.
- dıkızkelimesf.Tıknaz; yoğun.
- diminkelimezf.eT.Demin; biraz önce.
- dınmamakkelimef.Ses çıkarmamak; söylememek.
- direzikelimeis.Far.Dokumacılıkta tezgâha uzunluğuna gerilen ip; çözgü.
- dirgemekkelimef.Toplamak; biriktirmek; yığmak.
- dirikelimeis.Bahşiş; parsa.
- dırnakkelimeis.eT.Tırnak.
- dirneklikelimesf.Vücudu derli toplu.
- dirneşmekkelimef.Toplanmak; bir araya gelmek; dernek oluşturmak.
- dişindirikkelimeis.İpe ilmik atılarak at veya eşek gibi hayvanların ağızlarına vurulan bir tür gem.
- dizekkelimeis.Sıra.
- dizemekelimeis.Bağ, bahçe etrafına kamış ya da ağaçtan yapılmış çit; ağaç parmaklıklı çit; tahta perde.
- dizgekelimeis.Diz bağı; dizlik.