1. tegirmenkelimeis.Değirmen.
  2. tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
  3. telükkelimeis.Delik; delinmiş.
  4. temrenkelimeis.Ok ayağına takılan demir ya da pirinçten yapılmış sivri uç.
  5. tengizkelimeis.Deniz. [Yüknekî]
  6. uçmağkelimeis.Soğd.Cennet.
  7. Uçmakkelimeis.(Eski Türk inanışına göre öldükten sonra ruh göğe yükselirdi.) Cennet.
  8. üginmekkelimef.Katılaşmak.
  9. üleşmekkelimef.(İki ve daha çok kişi için) bir şeyi aralarında bölüşmek; o şeye belirli oranda ortak olmak; pay etmek; paylaşmak.
  10. ulufeçikelimeis.Ar.Süvari ocağı.
  11. ümizkelimeis.Far.Ümit.
  12. umukelimeis.Umma; ümit; umut.
  13. ürkitmekkelimef.Ürkütmek; korkutmak.
  14. uskelimeis.Akıl.
  15. uşakkelimesf.Küçük; ufak.
  16. üşendürmekkelimef.Rahatsız etmek; tedirgin etmek; usandırmak.
  17. üşmekkelimef.Bir yerde toplanmak; birikmek; üşüşmek; toplanmak; yığılmak.
  18. uvanmakkelimef.Parçalanmak; ufalanmak.
  19. uvatmakkelimef.Parçalamak; ufaltmak; kırmak.
  20. üveykekelimeis.Üveyik kuşu.
  21. uyankelimeis.Gem; kantarma.
  22. uyhukelimeis.Uyku.
  23. üzengükelimeis.Üzengi.
  24. üzilmekkelimef.Kopmak; ayrılmak; kurtulmak; kesilmek; yüzülmek.
  25. üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.
  26. yükletkelimeis.Yük hayvanı.