- çıkışkelimeis.Çıkar; menfaat.
- koldaşkelimeis.Bir işi birlikte yapanlardan her biri; iş arkadaşı; arkadaş.
- konumkelimeis.Göçerlerin geçici bir süre, çoğunlukla bir mevsim oturdukları yer; yurt; konulan yer; konak.
- koykelimeis.Koyun.
- köçkelimeis.Göç.
- ongkelimeis.Sağ; sağ taraf.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.
- örkkelimeis.Hayvanı bağlamakta kullanılan ip; yular.
- salmalıkkelimeis.Otlak; çayır; mera.
- süzgükelimeis.Filtre; delikli çanak; süzgeç.
- tikenkelimeis.Diken.
- tilekkelimeis.Dilek; arzu.
- tişkelimeis.Diş.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tünkelimeis.Gece; geceleyin; karanlık.
- tütünkelimeis.Duman.
- umunçkelimeis.Beklenti; umma; umut etme.
- yalınkelimeis.Alev; yalım.
- yarınkelimeis.eT.Kürek kemiği; çiğin kemiği; omuz; sırt.
- yıparkelimeis.Güzel koku; misk; koku; rayiha; ıtır.
- yimişkelimeis.Yemiş; meyve.
- yingkelimeis.Elbise kolunun el üstüne gelen kısmı; yen.
- yirkelimeis.Yer. Dünya.