- tegmekkelimef.Değmek; dokunmak; ulaşmak; nâil olmak; kazanmak; elde etmek; erişmek; yakalamak.
- tekrekelimeis.Daire; çevre; civar; dört taraf.
- terikelimeis.Deri.
- tikkelimesf.Çin.Dik.
- tikenkelimeis.Diken.
- tikmekkelimef.Bir şeyi delmek; dürtmek; sokmak.
- tilekkelimeis.Dilek; arzu.
- tiremekkelimef.Bir şeyi düşmesin diye desteklemek; payanda vurmak; dayak dikmek; direk dikmek; diremek.
- tişkelimeis.Diş.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- topkelimezf.Bütün; bütünüyle; büsbütün; toptan; tamamen; hep; top yekûn.
- tölemekkelimef.Moğ.Ödemek; karşılığını vermek; tediye etmek.
- törkelimeis.Evin veya odanın en iyi yeri; sedir; baş köşe; şeref yeri; en iyi yer; ön; şeref makamı.
- tulkelimesf.Dul.
- turmakelimeis.Turp.
- turuşmakkelimef.Karşı karşıya gelmek; çarpışmak; savaşmak; karşı çıkmak; direnmek.
- tünkelimeis.Gece; geceleyin; karanlık.
- tüpsüzkelimesf.Dipsiz; asılsız; esassız; köksüz; temelsiz.
- tütünkelimeis.Duman.
- uğurkelimeis.Zaman; vakit; fırsat; sebep; vesile; vasıta; dolayı; tesadüf.
- umunçkelimeis.Beklenti; umma; umut etme.
- utuzmakkelimef.Oyunda yenilmek; bahiste kaybetmek; üttürmek; yenilmek.
- uyakelimeis.Kuş yuvası; yuva.
- üleşmekkelimef.(İki ve daha çok kişi için) bir şeyi aralarında bölüşmek; o şeye belirli oranda ortak olmak; pay etmek; paylaşmak.
- yangılmakkelimef.Yanılmak; hata etmek; yanlış davranmak; hatalı olmak; yanılgıda olmak.
- yatkelimesf.Yabancı; el; garip.
- yegkelimesf.İyi; daha iyi; daha iyisi; pek iyi; üstün; hayırlı.
- yılhıkelimeis.At sürüsü; davar.
- yıparkelimeis.Güzel koku; misk; koku; rayiha; ıtır.
- yırakkelimesf.Uzak; ırak.
- yimkelimeis.Yem.
- yimişkelimeis.Yemiş; meyve.
- yirkelimeis.Yer. Dünya.
- yitmekkelimef.Yok olmak; izi, belirtisi kalmamak; ortadan kalkmak; kaybolmak; fevt olmak. .
- yitürmekkelimef.Kaybetmek; elden çıkarmak; yitirmek.
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.
- zirakelimeis.Ar.Kimyon.