- akitinkelimeAr.Çete reisleri; Bedeviler.
- baykarakelimeis.Ar.Helak olma; mahvolma.
- bazkelimeis.Far.Doğan kuşu; şahbaz.
- becidkelimeis.Far.Ciddî; gerçek; önemli.
- bedevîkelimeis.Ar.Çölde, çadırda yaşayan Arap.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- cebbarkelimesf.Ar.Zorlayıcı; zorlayan.
- cengîkelimesf.Far.Savaş eden; savaş durumunda olan.
- cergekelimeis.Moğ.Bir yerde bulunan insan kümesi.
- civarkelimeis.Ar.Bir yerin yakını, çevresi.
- çoğaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- dadaşkelimeis.Erkek kardeş.
- diremkelimeis.Far.Gümüş para.
- ecirkelimeis.Ar.Bir iş veya hizmet karşılığında verilen şey; ücret.
- elmaskelimeis.Yun.Çok sert fakat çabuk kırılır, renksiz ve saydam, billurlaşmış saf karbon.
- fasılkelimeis.Ar.Bölüm; ayırım; kısım; devre.
- ferferekelimeis.Ar.Akılsızlık; hafifmeşreplik.
- gılmankelimeis.Ar.Delikanlılar; gençler; oğlanlar.
- hakkelimeis.Ar.Adalet.
- haltakelimeis.Ar.Köpeklerin boynuna takılan halka; tasma.
- harkelimeis.Far.Eşek.
- haramkelimeis.Ar.isl. İslamiyet’te yasaklanan nesneler ve işler; Allah’ın, kullarının yapmasına, söylemesine, yemesine, içmesine izin vermediği ve aksine…
- harapkelimesf.Ar.Bakımsızlık, eskime vb. sebeplerden bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş; yıkık; viran; yıkkın.
- harbîkelimeis.Ar.Ateşli silahları temizlemeye yarayan metal çubuk.
- hassakelimeis.Ar.Özel.
- hayırkelimeis.Ar.Karşılık beklemeksizin yapılan her tür yardım; iyilik.
- horasankelimeis.Far.Elenmiş tuğla veya kiremit tozuna kireç, su ve yumurta akı karıştırılarak yapılan bir sıva harcı.
- huzukelimeis.Ar.Alçak gönüllülük.
- inatkelimeis.Ar.Bir konuda diretme; sözünden vazgeçmeme; ayak direme; ısrar etme.
- kadifekelimeis.Ar.Kırpılmış nesne.
- kalıpkelimeis.Yun.Sıvı veya toz hâldeki bir maddeye belirli bir şekil vermek amacıyla kullanılan oyuk nesne.
- kanarakelimeis.Ar.Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü ve temizlendiği yer; mezbaha; kesim evi.
- kavaskelimeis.Ar.Elçilik ya da konsolosluklarda görevli güvenlik personeli.
- kavatkelimeis.Ar.Evlilik dışı kadın erkek ilişkilerinde aracılık eden kimse; muhabbet tellalı; pezevenk.
- kelkelimeis.Far.Vücut tüylerinin dökülmesine yol açan mantarlardan meydana gelen bir hastalık.
- kelekkelimeis.Far.Olgunlaşmamış kavun.
- kelepçekelimeis.Far.Tutukluların kaçmasını önlemek için kollarına takılan metal bağ.
- kemerkelimeis.Far.Kalın kumaş, deri veya sentetik maddeden yapılma, bele dolandıktan sonra iki ucu birbirine bir toka ile tutturulan bel bağı.
- kendekelimeis.Far.Derin çukur; hendek.
- keseğenkelimeis.Fare.
- ketenkelimeis.Ar.Beş taç yapraktan oluşan zıt renkli, göz alıcı çiçekli, almaşık yalın yapraklı, yağca zengin tohumları ya da gövdesinden lif elde etmek için…
- kıtmirkelimeis.Ar.Hurma çekirdeğinin üzerindeki zar.
- kuburkelimeis.Moğ.Tuvalet deliği; bu delikten lağıma inen boru.
- kümekelimeis.Küçük bir tümsek meydana getirecek kadar yığın, birikinti.
- lengerkelimeis.Yun.Kenarları yatık, yayvan ve geniş bakır yemek kabı.
- lulekelimeis.Far.Çeşme vb. yerlere takılan küçük boru; lüle.
- mehekkelimeis.Ar.Ayar taşı; mihenk taşı.
- öğrekkelimeis.At sürüsü.
- öğrencekelimeis.Yeni öğrenilirken yapılan iş; öğrencelik.
- ölkelimeis.Nem; yaşlılık; rutubet; ıslaklık.