- tamakkelimeis.Damak.
- tangkelimeis.Tan; şafak; sabah; gün ağarması; sabah vakti; fecir.
- tenkelimeis.Far.Vücut; beden.
- tiyinkelimeis.Sincap.
- tonkelimeis.Elbise; giyecek; kürk; üst giysisi; don.
- tonguzkelimeis.Domuz.
- tuçkelimeis.Tunç.
- tumağıkelimeis.eT.Dumağı; nezle.
- tutakkelimeis.Dudak.
- tükmekelimeis.Düğme.
- Uçmakkelimeis.(Eski Türk inanışına göre öldükten sonra ruh göğe yükselirdi.) Cennet.
- ülüşkelimeis.Pay; bölüm; fasıl; kısım; parça; halk arasında taksim; hisse.
- üşekkelimeis.Vaşak.
- üyezkelimeis.Küçük sivrisinek.
- yağıkelimeis.Düşman.
- yayakkelimeis.Yayan.
- yengkelimeis.Elbise kolunun el üstüne gelen kısmı; yen.
- yulduzkelimeis.Yıldız; yıldızların genel adı.