- boyunlamakkelimef.Boyuna vurmak; boynunu kırıp öldürmek.
- içişmekkelimef.Birlikte içmek; içmekte yardım ve yarış etmek.
- kakıtmakkelimef.Kızdırmak; canını sıkmak.
- karımakkelimef.Kocalmak; yaşlanmak; kocamak; ihtiyarlamak. [Yüknekî]
- karıtmakkelimef.Kocatmak; ihtiyarlatmak.
- karmakkelimef.(Kanalda veya arkta akan su için) önüne bir şey gerilerek birikmek, kabarmak; taşmak; büvenmek; durgun olmak.
- kaygurmakkelimef.Kayırmak; kaygılanmak; üzülmek; esef etmek.
- küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
- mengdemekkelimef.Yolmak; ditmek.
- müngremekkelimef.(Hayvanlar için) böğürmek; bağırmak. [Nevâyī]
- örklemekkelimef.İple sıkı sıkıya bağlamak.
- ötmekkelimef.Geçmek; arasından geçmek; bir şeyden geçerek ulaşmak; aşmak.
- ötünmekkelimef.Söylemek; saymak.
- sarlanmakkelimef.Sarınmak; sarılmak; bürünmek.
- sasımakkelimef.eT.Çürüme dolayısıyla kokmak; çürümek; kokuşmak; tefessüh etmek; fenalaşmak.
- semrimekkelimef.Semirmek; yağlanmak; şişmanlamak.
- şeşilmekkelimef.Çözülmek.
- singürmekkelimef.Yutmak; emmek; hazmetmek.
- sormakkelimef.Emmek; içine çekmek; suyunu vb. içmek.
- süngüklenmekkelimef.Kemiklenmek; büyümek.
- talbınmakkelimef.(Kuş için) çırpınmak.
- tammakkelimef.Damlamak.
- tapşurmakkelimef.Tapşırmak; ulaştırmak; teslim etmek; tembih etmek.
- tartılmakkelimef.Çekilmek; asılınmak; gerilmek; sıyrılmak.
- tayanmakkelimef.Dayanmak.
- tonatmakkelimef.Giydirmek; donatmak; süslemek.
- turuşmakkelimef.Karşı karşıya gelmek; çarpışmak; savaşmak; karşı çıkmak; direnmek.
- üleşmekkelimef.(İki ve daha çok kişi için) bir şeyi aralarında bölüşmek; o şeye belirli oranda ortak olmak; pay etmek; paylaşmak.
- ündemekkelimef.Çağırmak; ünlemek; seslenmek.
- ürmekkelimef.Kabartmak; üfleyerek şişirmek; üflemek.
- urunmakkelimef.Takınmak. .
- uşatmakkelimef.Ufaltmak; parçalamak.
- üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.
- üzülmekkelimef.Kopmak; kesilmek; sökülmek.
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yapturmakkelimef.Kapattırmak; yaptırmak.
- yaşarmakkelimef.Yeşermek; yeşillenmek.
- yaşurmakkelimef.Örtmek; gizlemek; saklamak.
- yazılmakkelimef.Yayılmak; dağılmak; serilmek; açılmak; güzelleşmek; çözülmek.
- yazmakkelimef.Hata işlemek; yanılmak; kusur işlemek; ihmal etmek; günah işlemek; karşı gelmek.
- yengmekkelimef.Yenmek; alt etmek.
- yirmekkelimef.Bir şeyi uzunlamasına kolayca ayırmak, yarmak; yirmek; dilmek.
- yitmekkelimef.Yok olmak; izi, belirtisi kalmamak; ortadan kalkmak; kaybolmak; fevt olmak. .
- yitürmekkelimef.Kaybetmek; elden çıkarmak; yitirmek.
- yonulmakkelimef.Yontulmak.
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.
- yoymakkelimef.Yok etmek.
- yülütmekkelimef.Tıraş ettirmek.
- yumakkelimef.Yıkamak; temizlemek; kaldırmak.
- yuvlunmakkelimef.Yuvarlanmak; kendi kendine yuvarlanmak.