500+ madde
- düzetmekkelimef.Yoluna koymak; tanzim etmek; tertip etmek.
- düzünmekkelimef.Süslenmek.
- ebterkelimesf.Ar.(Hayvan için) kuyruğu kesik; kuyruksuz.
- ecinnikelimeis.Ar.Cin; cinler; peri.
- ecirkelimeis.Ar.Bir iş veya hizmet karşılığında verilen şey; ücret.
- edipkelimesf.Ar.Edepli; terbiyeli.
- edükkelimeis.Ayakkabı; pabuç.
- eğricekelimeis.Davarların arka ayaklarının dirseğindeki sinir denilen yer; aşil veteri. [Kamus Ter.]
- eğsiserenkelimeis.Kurumuş hamuru tekneden kazımakta kullanılan araç.
- ehalikelimeAr.bknz. ahali
- ekincikelimeis.Ekin işleriyle uğraşan kimse; çiftçi.
- elmaskelimeis.Yun.Çok sert fakat çabuk kırılır, renksiz ve saydam, billurlaşmış saf karbon.
- emcekkelimeis.eT.Meme.
- emercekelimesf.(Çocuk ve hayvan yavrusu için) meme emecek çağda olan; memeden kesilmemiş.
- enayikelimesf.Ar.kaba. Aşırı derecede bön kimse; avanak.
- engirkelimeis.Far.bknz. engur
- engüştekelimeis.Far.Harman savurmakta kullanılan parmaklı tarım aleti; yaba.
- enikkelimeis.eT.Kedi köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu; et yiyen hayvanların yavrusu; encik. [Burhan-ı Katı’]
- ergiveçkelimeis.Sac üstünde pişirilen yufka ekmeği döndürmeğe yarar yassı ağaç.
- erişkelimeis.Far.Bilek.
- erkkelimeis.Ar.Uykusuzluk hastalığı.
- ersinkelimeis.Yun.Kurumuş hamur ya da hamur bulaşığını kazımaya yarayan araç; eğsiseren.
- erüştekelimeis.Far.Erişte.
- erzelkelimesf.Ar.Daha rezil; en rezil; çok rezil.
- esenkelimesf.Rüzgâr; esinti; yel.
- eşkünkelimesf.eT.bknz. eşkin
- eslememekkelimef.Dinlememek; aldırış etmemek; kulak asmamak.
- eyakelimeünl.Far.Ey, hey!
- eyekelimeis.eT.Sahip; malik.
- eylekelimee.Öyle.
- eylükkelimeis.eT.İyilik.
- eyrimkelimeis.eT.Atın sırtını vurmasın diye eyerin altına konulan keçe; eyer keçesi; teğelti.
- fasılkelimeis.Ar.Bölüm; ayırım; kısım; devre.
- fekkelimeis.Ar.Ayırma; açma.
- ferferekelimeis.Ar.Akılsızlık; hafifmeşreplik.
- ferikkelimeis.Ar.Olgun buğday tanesi.
- fermenekelimeis.İt.Kılaptan, kaytan, sırma gibi çeşitli nakışlarla işlenmiş önü açık bir çeşit yelek.
- fıtakelimeis.Ar.Peştamal.
- fundukkelimeis.Ar.Fındık.
- futakelimeis.Ar.İpek peştamal.
- galizkelimesf.Ar.Terbiyeye aykırı olan; çirkin; nezaket dışı; kaba.
- gallekelimeis.Ar.Ekinden elde edilen ürün; tahıl; zahire.
- garabetkelimeis.Ar.Yadırganacak bir durum; gariplik; yadırgatıcılık; tuhaflık.
- gazavatkelimeis.Ar.Din uğruna yapılan savaşlar; gazâlar.
- gedeleçkelimeis.İçine ok konulan kılıf; sadak; ok kuburu; tirkeş.
- gedmekkelimef.Bir şeyi çentmek; yarmak; gedik açmak; diş diş yapmak; kertmek. .
- gelikkelimeis.Erme.Çocuk ayakkabısı; patik.
- gemekelimeis.eT.Fare.
- gengezkelimesf.eT.Kolay.
- gerkelimeis.Far.Uyuz hastalığı.