- üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.
- üzülmekkelimef.Kopmak; kesilmek; sökülmek.
- yağıkelimeis.Düşman.
- yağılıkkelimeis.Düşmanlık; hasımlık.
- yakışmakkelimef.Yaklaşmak; yakına gelmek; dokunmak.
- yakutkelimeis.Ar.Billurlaşmış alümin türünden meydana gelen pembeden koyu kırmızıya kadar değişik renklerde saydam ve değerli taş.
- yalkelimeis.At yelesi.
- yalıngkelimesf.Çıplak; yalın; örtüsüz.
- yangşamakkelimef.Gevezelik etmek; baş ağrıtmak; saçma sapan konuşmak.
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yaraşıklıkkelimeis.Yakışıklık; uygunluk.
- yaşarmakkelimef.Yeşermek; yeşillenmek.
- yaşılkelimesf.Yeşil.
- yastanmakkelimef.Dayanmak; yaslanmak.
- yaşurmakkelimef.Örtmek; gizlemek; saklamak.
- yaturkelimesf.Yatmış hâlde.
- yazılmakkelimef.Yayılmak; dağılmak; serilmek; açılmak; güzelleşmek; çözülmek.
- yazmakkelimef.Hata işlemek; yanılmak; kusur işlemek; ihmal etmek; günah işlemek; karşı gelmek.
- yetimkelimesf.Ar.(Çocuk için) babası ölmüş olan; babadan öksüz.
- yezekkelimeis.Öncü; keşif kolu; asker öncüsü.
- yimişkelimeis.Yemiş; meyve.
- yingkelimeis.Elbise kolunun el üstüne gelen kısmı; yen.
- yirkelimeis.Yer. Dünya.
- yitmekkelimef.Yok olmak; izi, belirtisi kalmamak; ortadan kalkmak; kaybolmak; fevt olmak. .
- yitürmekkelimef.Kaybetmek; elden çıkarmak; yitirmek.
- yortmakkelimef.Dört nala koşturmak; tırıs gitmek.
- yoymakkelimef.Yok etmek.
- yulduzkelimeis.Yıldız; yıldızların genel adı.
- yumakkelimef.Yıkamak; temizlemek; kaldırmak.
- yuvlunmakkelimef.Yuvarlanmak; kendi kendine yuvarlanmak.