148 madde
- avunmakkelimef.Düşüncesini, kendisini üzen veya sıkıntıya sokan olay veya durum dışındaki şeylere yönelterek acısını unutmaya, sıkıntılardan uzaklaşmaya çalışmak;…
- bekermekkelimef.Pekişmek; sertleşmek.
- beklelmekkelimef.Beklenmek.
- belgütmekkelimef.Göstermek; sergilemek.
- bengdemekkelimef.(Çiçek; saç vb. için) koparmak; çekmek; yolmak.
- bengizlenmekkelimef.Yüzüne kan gelmek; benzi düzelmek.
- berturmakkelimef.Verdirmek; vermesine sebep olmak.
- bilgelenmekkelimef.Bilir görünmek; bilgelik taslamak.
- bırkırmakkelimef.(At ve eşek için) burnundan hapşırık şeklinde ses çıkartmak.
- bitkürmekkelimef.(Rica, istek vb. için) yerine getirmek.
- böglünmekkelimef.(Yürümekte olan askerî birlik ya da akarsu için) durgunlaşmak; önü kapanmak; büğenmek; birikmek; toplanmak.
- bogmaklamakkelimef.Düğmelemek; iliklemek.
- bögmekkelimef.Toplamak; biriktirmek.
- bögüşmekkelimef.Toplamak, biriktirmek ve büğemekte yardım etmek; birlikte büğemek.
- boguzlamakkelimef.Boğazlamak; kesmek.
- bohsamakkelimef.Bir işi istemeyerek kabul etmek; kerhen yapmak.
- bokuklanmakkelimef.Tomurcuklanmak.
- borbaşmakkelimef.Karışmak; dolaşmak.
- bortalamakkelimef.Altın yaprakları ile süslemek.
- bortalanmakkelimef.Altın yaprakları ile süslenmek. [DTL]
- boşgunmakkelimef.Öğrenmek; okumak.
- boşgutlanmakkelimef.Çırak sahibi olmak; çıraklanmak; çırak edinmek. [DTL]
- boşlunmakkelimef.(Kadın için) doğum yapmak; doğurmak.
- bösmekkelimef.Bir şeyi bir tarafından tutarak çekip uzatmak veya sürüklemek. [DTL]
- boymakkelimef.Karışmak; karışık durum almak.
- boymalmakkelimef.Kafası karışmak; bunalmak.
- boymamakkelimef.Karışmak; dolaşmak.
- bükşülmekkelimef.Çatlamak; yarılmak.
- bulatmakkelimef.(Herhangi bir şeyi) tencere buğusunda pişirmek; buğulamak.
- bunturmakkelimef.Çıldırtmak; delirtmek.
- bünükmekkelimef.Kusurlu hâle getirmek; hatalı yapmak.
- bürtmekkelimef.Dokunmak; temas etmek.
- bürtülmekkelimef.Dokunulmak; temas edilmek.
- busamakkelimef.Büyük bir acı içinde olmak; kederlenmek.
- busandurmakkelimef.Bir kimseyi büyük bir üzüntü içine sokmak; kederlendirmek; üzüntü vermek; acı vermek.
- busarmakkelimef.Sis bastırmak; dumanlanmak; pusarmak.
- buşrulmakkelimef.Taciz edilmek; sinirlendirilmek; kızdırılmak; öfkelendirilmek.
- busukmakkelimef.Birini veya bir şeyi yakalamak için saklanmak; pusuya yatmak; pusuya girmek.
- bütgürmekkelimef.Bitirmek.
- bütüşmekkelimef.Bitişmek; birleşmek.
- çandmakkelimef.Caymak.
- çandturmakkelimef.Caydırmak.
- çaşmakkelimef.İftira etmek; karalamak; haksız yer suçlamak.
- çivmekkelimef.Beslenmek; doymak.
- çıvşamakkelimef.(Yiyecek, içecek vb. için) ekşimek; bozulmak; mayalanmak.
- çulgamakkelimef.Bağlamak; bohçalamak; toplamak.
- cunmakkelimef.Yıkanmak.
- dengemekkelimef.eT.Mukayese etmek. [Yüknekî]
- dograşmakkelimef.Birlikte, yardımlaşarak doğramak; doğraşmak.
- edikmekkelimef.Başarmak.