1. abamkelimezf.Şimdi.
  2. abınçkelimeis.Teselli; avunç; avunma; sevinç.
  3. kelimesf.eT.(Kişi, hayvan için) yemek ihtiyacı içinde bulunan; acıkmış. (a:ç) .
  4. açarikelimeis.Sansk.Öğretmen; hoca; üstat.
  5. açıgkelimesf.Acı; ıstırap. [Yüknekî]
  6. açıgkelimeis.Bolluk içinde yaşama; nimet içinde yaşayış; bolluk.
  7. açımakkelimef.Acımak; ekşimek
  8. açınmakkelimef.Tohumun çimlenme gelişmesini tamamlamak.
  9. açınmakkelimef.Bakmak; beslemek; yiyecek vermek.
  10. açkaçkelimeis.Anahtar
  11. açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
  12. açsıkkelimesf.Aç .
  13. açukkelimesf.Açık.
  14. adakelimeis.Tehlike; felaket; musibet; bela. .
  15. adakkelimeis.Ayak [Yüknekî]
  16. adak kamşatmakdeyimKarışıklık çıkarmak.
  17. adalanmakkelimef.Tehlikeye düşmek; tehlikeli duruma düşmek; kötü hâlde olmak.
  18. adaşkelimeis.Dost; arkadaş; eş; yoldaş.
  19. adgırkelimeis.Aygır.
  20. adgırlıkkelimesf.Aygır olacak; aygır olabilecek.
  21. adınkelimesf.Başka; diğer; ayrı. [Yüknekî]
  22. adın adındeyimAyrı ayrı
  23. adınagukelimezm.Başkası.
  24. adınçıgkelimesf.Seçilmiş; olağanüstü; özel; seçkin; mümtaz; üstün derecede; hayrete değer; şaşırtıcı; harikulade
  25. adınmakkelimef.Değişmek, iyileşmek; başkalaşmak; ayrılmak.
  26. adıntakelimeDiğer yandan; diğer taraftan.
  27. adıra ödüredeyimÖteye beriye.
  28. adıra ödürüdeyimÖteye beriye; orda burada.
  29. adırmakkelimef.Ayırmak; tefrik etmek.
  30. adırtkelimeis.Farklı; fark; ayrılık; ayırma; ayırt.
  31. adırtlamakkelimef.Ayırt etmek; bölmek; tefrik etmek; ayırmak; ayıklamak.
  32. adırtlıgkelimesf.Açık; ayrıntılı; kesin; belli; sarih.
  33. adrılgulukkelimeis.Ayrılık.
  34. adrukkelimesf.Farklı; çeşitli; başka; bundan başka; başka başka; ayrı; çeşitli; ayrı ayrı; çeşitli türden.
  35. adruklugkelimesf.Fevkalade; parlak; üstün.
  36. adrumakkelimef.Seçmek.
  37. adugunkelimeis.At (sürüsü); yılkı
  38. adurtkelimeis.Avurt; yanak içi.
  39. adutkelimeis.Avuç.
  40. agarkelimesf.Ağır, değerli; şerefli; oturaklı.
  41. agazlamakkelimef.Söylemek.
  42. agdukkelimesf.Kusurlu; çürük; bozuk; harap; fena.
  43. agıkelimeis.Servet; varlık; çok değerli mal mülk; hazine.
  44. agılıkkelimeis.Devlet hazinesi.
  45. agınamakkelimef.Arkası üstü yere sürünmek; debelenmek; ağnamak; yuvarlanmak.
  46. agınçsızkelimesf.Yerinden oynamaz; sabit; sağlam; sarsılmaz.
  47. agırkelimesf.Ağır; çetin.
  48. agırlıgkelimesf.Muhterem; saygıya değer; değerli; kıymetli; şerefli; saygın.
  49. agıtmakkelimef.Akıtmak
  50. agızkelimeis.Ağız. [Yüknekî]