1. avunmakkelimef.Düşüncesini, kendisini üzen veya sıkıntıya sokan olay veya durum dışındaki şeylere yönelterek acısını unutmaya, sıkıntılardan uzaklaşmaya çalışmak;…
  2. bekermekkelimef.Pekişmek; sertleşmek.
  3. beklelmekkelimef.Beklenmek.
  4. belgütmekkelimef.Göstermek; sergilemek.
  5. bengdemekkelimef.(Çiçek; saç vb. için) koparmak; çekmek; yolmak.
  6. bengizlenmekkelimef.Yüzüne kan gelmek; benzi düzelmek.
  7. berturmakkelimef.Verdirmek; vermesine sebep olmak.
  8. bilgelenmekkelimef.Bilir görünmek; bilgelik taslamak.
  9. bırkırmakkelimef.(At ve eşek için) burnundan hapşırık şeklinde ses çıkartmak.
  10. bitkürmekkelimef.(Rica, istek vb. için) yerine getirmek.
  11. böglünmekkelimef.(Yürümekte olan askerî birlik ya da akarsu için) durgunlaşmak; önü kapanmak; büğenmek; birikmek; toplanmak.
  12. bogmaklamakkelimef.Düğmelemek; iliklemek.
  13. bögmekkelimef.Toplamak; biriktirmek.
  14. bögüşmekkelimef.Toplamak, biriktirmek ve büğemekte yardım etmek; birlikte büğemek.
  15. boguzlamakkelimef.Boğazlamak; kesmek.
  16. bohsamakkelimef.Bir işi istemeyerek kabul etmek; kerhen yapmak.
  17. bokuklanmakkelimef.Tomurcuklanmak.
  18. borbaşmakkelimef.Karışmak; dolaşmak.
  19. bortalamakkelimef.Altın yaprakları ile süslemek.
  20. bortalanmakkelimef.Altın yaprakları ile süslenmek. [DTL]
  21. boşgunmakkelimef.Öğrenmek; okumak.
  22. boşgutlanmakkelimef.Çırak sahibi olmak; çıraklanmak; çırak edinmek. [DTL]
  23. boşlunmakkelimef.(Kadın için) doğum yapmak; doğurmak.
  24. bösmekkelimef.Bir şeyi bir tarafından tutarak çekip uzatmak veya sürüklemek. [DTL]
  25. boymakkelimef.Karışmak; karışık durum almak.
  26. boymalmakkelimef.Kafası karışmak; bunalmak.
  27. boymamakkelimef.Karışmak; dolaşmak.
  28. bükşülmekkelimef.Çatlamak; yarılmak.
  29. bulatmakkelimef.(Herhangi bir şeyi) tencere buğusunda pişirmek; buğulamak.
  30. bunturmakkelimef.Çıldırtmak; delirtmek.
  31. bünükmekkelimef.Kusurlu hâle getirmek; hatalı yapmak.
  32. bürtmekkelimef.Dokunmak; temas etmek.
  33. bürtülmekkelimef.Dokunulmak; temas edilmek.
  34. busamakkelimef.Büyük bir acı içinde olmak; kederlenmek.
  35. busandurmakkelimef.Bir kimseyi büyük bir üzüntü içine sokmak; kederlendirmek; üzüntü vermek; acı vermek.
  36. busarmakkelimef.Sis bastırmak; dumanlanmak; pusarmak.
  37. buşrulmakkelimef.Taciz edilmek; sinirlendirilmek; kızdırılmak; öfkelendirilmek.
  38. busukmakkelimef.Birini veya bir şeyi yakalamak için saklanmak; pusuya yatmak; pusuya girmek.
  39. bütgürmekkelimef.Bitirmek.
  40. bütüşmekkelimef.Bitişmek; birleşmek.
  41. çandmakkelimef.Caymak.
  42. çandturmakkelimef.Caydırmak.
  43. çaşmakkelimef.İftira etmek; karalamak; haksız yer suçlamak.
  44. çivmekkelimef.Beslenmek; doymak.
  45. çıvşamakkelimef.(Yiyecek, içecek vb. için) ekşimek; bozulmak; mayalanmak.
  46. çulgamakkelimef.Bağlamak; bohçalamak; toplamak.
  47. cunmakkelimef.Yıkanmak.
  48. dengemekkelimef.eT.Mukayese etmek. [Yüknekî]
  49. dograşmakkelimef.Birlikte, yardımlaşarak doğramak; doğraşmak.
  50. edikmekkelimef.Başarmak.