500+ madde
- birmekkelimef.Vermek. [Yüknekî]
- birmemekkelimef.Vermemek;
- bişkelimeis.Beş;
- bişükkelimeis.Beşik.
- bitimekkelimef.Çin.Yazmak; hakketmek (kazımak); kopya etmek. [Yüknekî]
- bititmekkelimef.Yazdırmak; istinsah ettirmek; yazdırtmak.
- bizkelimezm.Çokluk birinci şahıs zamiri; . [Yüknekî]
- bizingkelimezm.Teklik birinci kişi zamiri iyelik durumu; bizim;
- bizingekelimezm.Teklik birinci kişi zamiri yönelme durumu; bize;
- bödkekelimezf.Bu zamanda; bu devirde
- bodunkelimeis.Millet; halk; insanlar.
- bolmakkelimeyard. f.Olmak. [Yüknekî]
- bolmamakkelimef.Olmamak.
- bölünkelimeis.Tib.En yüksek kamu görevlisi; bakan.
- borkelimeis.Yun.Bora; kar fırtınası; boran; fırtına.
- börikelimeis.Kurt; börü;
- boşgurmakkelimef.Eğitmek; öğretmek; talim etmek.
- boylakelimeis.Alt.Bir rütbe; unvan.
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- bukelimesf.eT.Yer olarak yakında bulunan bir varlığı işaret eder. [Yüknekî]
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- bulungkelimeis.Köşe; açı.
- bunçakelimezf.Bu kadar; bunca; bu kadar (çok).
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- bungsızkelimezf.Eksiksiz.
- bunıkelimezm.İşaret zamiri "bu"nun yükleme hâli; bunu.
- buntakelimezm.İşaret zamiri "bu"nun bulunma hâli; bunda.
- buyrukkelimeYapılması veya yapılmaması emredilen şey; emir; ferman; söz.
- buzmakkelimef.Mahvetmek; bozmak; kırmak; parçalamak; tahrip etmek.
- çıgaykelimesf.Yoksul; fukara; sefil.
- çıkankelimeis.Yeğen; kuzen; teyzezade; hala veya teyze oğlu.
- çölkelimeis.Moğ.Kumluk, susuz ve geniş arazi; sahra; step.
- çorkelimeis.Yüksek bir unvan ve rütbe.
- çorakkelimesf.(Toprak için) verimsiz, bitki yetişmeyen.
- çubkelimeis.Çin.Bölge mıntıka.
- ebkelimeis.Ev.
- ebirmekkelimef.Etrafını çevirmek; dolanmak.
- eçikelimeis.Amca.
- eçükelimeis.Ata; atalar; ecdat; eslaf.
- edgükelimesf.İyi; en iyi. [Yüknekî]
- edgütikelimezf.İyice; adamakıllı.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- ekikelimesf.İki; 2
- ekinkelimesf.İki.
- ekkintikelimesf.İkinci.
- elkelimeis.eT.Yakınların dışında kalan kimse; yabancı; başkası.
- eligkelimeis.El. [Yüknekî]
- elligkelimesf.Devleti olan; devlet sahibi; yurt sahibi. devletli.
- elsiretmekkelimef.Devletsiz bırakmak.
- elteberkelimesf.Kabileleri düzene sokan; düzenleyen.