1. arhunkelimesf.eT.bknz. arkun
  2. arıkelimesf.eT.Temiz; pak; arık.
  3. arıkelimeis.eT.Zar kanatlılardan bal ve petek elde etmek için toplu hâlde kovanlarda barındırılan böcek; balarısı, (Apis mellifica).
  4. arıkkelimesf.eT.Zayıf; cılız; sıska.
  5. arıkkelimeis.eT.Tarla, bağ bahçe sulamak veya fazla suyu tarladan uzaklaştırmak için toprak içine hendek açılarak su götürülen basit kanal; su yolu; ark; hark.
  6. arışkelimeis.eT.Dokuma tezgâhında uzunlamasına gerilmiş olan ipler; eriş; çözgü.
  7. arkkelimeis.eT.Tarla, bağ bahçe sulamak veya fazla suyu tarladan uzaklaştırmak için toprak içine hendek açılarak su götürülen basit kanal; su yolu; arık; hark.
  8. arkunkelimesf.eT.Yavaş; ağır; sakin; aheste.
  9. arkurtmakkelimef.eT.Kovmak.
  10. arnaşmakkelimef.eT.Dokunacak, örülecek bir şeye başlamak.
  11. arpağkelimeis.eT.Eski Türk inanışında ve bugün hâlen o dine mensup Türk boylarında rastlanılan kam ve baksıların hastaları iyileştirmek için söyledikleri anlamsız…
  12. arpağankelimeis.eT.Yabani arpa, yulaf.
  13. arpağcıkelimeis.eT.Eski Türklerde büyücülere verilen isim.
  14. arşınkelimeis.eT.Orta parmak ucundan dirseğe kadar olan uzaklığı esas alan eski uzunluk ölçüsü birimi, yaklaşık 68 cm’dir.
  15. arşunkelimeis.eT.bknz. arşın
  16. artıkkelimesf.eT.Yenilip içilen şeyden, kullanılan, harcanan maldan geriye kalan; fazla.
  17. arusuzkelimesf.eT.Temiz olmayan; kirli; pis; murdar.
  18. kelimeis.eT.Pişirilerek hazırlanan yiyecek; yemek; gıda; katık; yiyecek;yenecek şey; çorba. [Yüknekî]
  19. aşıkelimeis.eT.Pas sarısı ya da kırmızı renkli toprak; kızıl kil; aşı boyası.
  20. aşıkelimeis.eT.tarım. Daha iyi ürün veren cins elde etmek için anaç adı verilen meyve ağacı gövdesine kaynaştırılan canlı bir ağaçtan alınmış filiz, yaprak veya…
  21. asıkelimeis.eT.Yarar; fayda.
  22. asıkelimesf.eT.İri; gösterişli; gelişmiş; büyük.
  23. asıcılkelimesf.eT.Her işte kendine menfaat sağlamaya çalışan; çıkarcı.
  24. aşıkkelimeis.eT.Ayak bileğindeki kısa kemik.
  25. asıkkelimeis.eT.Faiz.
  26. aşılamakkelimef.eT.Vücutta bağışıklık sağlamak için aşı sıvısı vermek.
  27. asılandırmakkelimef.eT.Yararlandırmak.
  28. asılanmakkelimef.eT.Yararlanmak; kazanç elde etmek.
  29. aşınmakkelimef.eT.Sürtünmekten dolayı incelmek; eprimek.
  30. aşıtmakkelimef.eT.Aşındırmak.
  31. aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
  32. aşmakkelimef.eT.(Erkek hayvanlar için) dişisiyle çiftleşmek.
  33. asnakkelimeis.eT.Sarp yer.
  34. aşnıkelimesf.eT.Geçmiş dönemden kalan; arkaik.
  35. asragıkelimeis.eT.(Gün, gece için) önceki.
  36. atakelimeis.eT.Baba. [Yüknekî]
  37. atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
  38. atanmakkelimef.eT.Yetkili kişi adına hareket etmek üzere bir işte görevlendirilmek; tevkil kılınmak.
  39. atışmakkelimef.eT.Karşılıklı olarak birbirine hoş olmayan sözler söylemek; söz dalaşı etmek.
  40. atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
  41. atlukelimesf.eT.Atlı.
  42. avılmakkelimef.eT.Yüreği ezilmek.
  43. avkalamakkelimef.eT.Avuç dolusu almak.
  44. avkamakkelimef.eT.Avuç içine alarak ovmak; çitilemek; ovalamak.
  45. avkımakkelimef.eT.Avuç içine alarak sıkmak; ovmak; ovalamak; çitilemek.
  46. avkırmakkelimef.eT.Çalmak; aşırmak.
  47. avkmakkelimef.eT.Eli ile ovalayarak küçük parçalara bölmek; ufalamak.
  48. avkurlanmakkelimef.eT.Kırılmak.
  49. avlakkelimeis.eT.Avı bol olan yer.
  50. avuçkelimeis.eT.Elin iç tarafı.