- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- azgurmakkelimef.eT.Yanlış yola götürmek; azdırmak; saptırmak; ayartmak.
- azılmakkelimef.eT.Yanılmak. [Yüknekî]
- azlanmakkelimef.eT.Yanılmak; hata etmek.
- bayımakkelimef.eT.Zengin olmak; varlıklanmak.
- çekinmekkelimef.eT.Bohça bağlamayı üzerine almak; bohçayı kendi kendine bağlamak.
- çekinmekkelimef.eT.Kendi kitabına nokta koymak; kitabını noktalamak.
- çerkeşmekkelimef.eT.Saf hâline gelmek; sıralanmak; dizilmek; düzelmek.
- çıkrışmakkelimef.eT.Hep birlikte bir şeyin ortaya çıkması, anlaşılması için çalışmak; çıkarmakta yardım ve yarış etmek.
- dilemsinmekkelimef.eT.bknz. tilemsinmek
- dinglemekkelimef.eT.Dinlemek; kulak vermek
- dirmekkelimef.eT.Toplamak; dermek.
- döklünmekkelimef.eT.Dökülmek.
- dolturmakkelimef.eT.Doldurmak.
- dolulamakkelimef.eT.Doldurmak.
- eksimekkelimef.eT.Eksilmek. [Yüknekî]
- etlelmekkelimef.eT.Et yapılmak.
- etlemekkelimef.eT.Etlik yapmak; et yapmak.
- kalkmakkelimef.eT.Yükselmek; sıçramak; şaha kalkmak; doğrulmak; dik duruma gelmek.
- karıkmakkelimef.eT.(Göz için) kara bakmaktan ya da fazla ışıktan dolayı kamaşmak.
- kaşlamakkelimef.eT.Yüzüğün kaşına taş takmak.
- kıymakkelimef.eT.İlerletmek.
- sasımakkelimef.eT.Çürüme dolayısıyla kokmak; çürümek; kokuşmak; tefessüh etmek; fenalaşmak.
- uğramakkelimef.eT.Bir şeyi kast ve niyet etmek; tasarlamak; planlamak; niyetlenmek; arzulamak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- uymakkelimef.eT.Nüfuz sahibi olmak.
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yelpetmekkelimef.eT.Yelpazelemek; yellendirmek.
- yelpirmekkelimef.eT.Rüzgâr esmek;
- yelpitmekkelimef.eT.Yellendirmek; yelpazelemek.
- yeynimekkelimef.eT.Hafifleşmek.