- dahıkelimee.eT.Dahi.
- darımakkelimef.eT.Olmak; uğramak; duçar olmak; tutulmak.
- degmekkelimef.eT.Değmek.
- degülkelimeis.eT.Değil.
- delükelimeis.eT.Deli.
- demrenkelimeis.eT.Temren.
- dengizkelimeis.eT.Deniz. [Yüknekî]
- depekelimeis.eT.Tepe.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- devşürmekkelimef.eT.Toplamak; devşirmek.
- dibkelimeis.eT.Dip.
- dirlükkelimeis.eT.Yaşayış; hayat tarzı; geçim; geçim tarzı.
- doymakkelimef.eT.(Hararet için) tahammül etmek; dayanmak; katlanmak.
- dügmekelimeis.eT.Düğme; kopça.
- dügünkelimeis.eT.Düğün.
- dulımkelimeis.eT.Şakak.
- dulumkelimeis.eT.Şakaktaki zülüf; turra; kâkül.
- dünlükkelimeis.eT.Pencere.
- düpkelimeis.eT.Merkez; orta.
- enikkelimeis.eT.Kedi köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu; et yiyen hayvanların yavrusu; encik. [Burhan-ı Katı’]
- kancarukelimezf.eT.Nereye.
- kohukelimeis.eT.Koku.
- söğlükkelimeis.eT.Kebap şişi.