1. dumağıkelimeis.eT.Soğuk algınlığı; nezle.
  2. dumağukelimeis.eT.bknz. dumağı
  3. dumrukelimeis.eT.Tef.
  4. duncukmakkelimef.eT.Havasızlıktan bunalmak; nefes alamamak.
  5. durgurmakkelimef.eT.Ayağa kaldırmak; ayakta tutmak.
  6. durukmakkelimef.eT.Duraklamak.
  7. duşkelimeis.eT.Yan.
  8. duşanmakkelimef.eT.Bağlanmak; kösteklenmek.
  9. dutaşkelimesf.eT.Sürekli değen; bitişik; komşu olan.
  10. dutmakkelimef.eT.Elle kavramak; tutmak.
  11. dutukkelimesf.eT.Kapalı; örtülü.
  12. duynakkelimeis.eT.Tırnak.
  13. kelimeis.eT.Tüy; kıl; yün.
  14. dügmekelimeis.eT.Düğme; kopça.
  15. dügmekkelimef.eT.Bağlamak; düğümlemek.
  16. dügünkelimeis.eT.Düğün.
  17. düğekelimeis.eT.İki yaşındaki dişi dana; düve.
  18. düğlenmekkelimef.eT.Düğümlenmek.
  19. düğmekkelimef.eT.Düğümlemek; düğüm yapmak.
  20. düğünkelimeis.eT.Düğüm; yumru; ukde.
  21. dükelkelimezf.eT.Hep; bütün; hepsi.
  22. dükelikelimezf.eT.Hep; bütün; hepsi.
  23. dükenmekkelimef.eT.Tükenmek; bitmek.
  24. düketmekkelimef.eT.Bitirmek; tüketmek.
  25. dünemekkelimef.eT.Tünemek.
  26. düngürkelimeis.eT.Dünür.
  27. dünlükkelimeis.eT.Pencere.
  28. düpkelimeis.eT.Merkez; orta.
  29. düremekkelimef.eT.Ortaya çıkmak; meydana gelmek; türemek.
  30. dürimekkelimef.eT.Ortaya çıkmak; meydana gelmek; türemek.
  31. dürişmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; mücadele etmek.
  32. düritmekkelimef.eT.Türetmek.
  33. dürlükelimesf.eT.Türlü; çeşitli; çeşit.
  34. dürümekkelimef.eT.Ortaya çıkmak; meydana gelmek; türemek.
  35. dürüşmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; gayret etmek.
  36. düşkelimeis.eT.Yolculukta ara verme yeri ve zamanı; mola; eğlek; durak.
  37. düşkelimesf.eT.Denk; akran; aynı derecede olan.
  38. düşelekkelimeis.eT.Kazanç; pay hisse; hasılat.
  39. dütmekkelimef.eT.Tütmek.
  40. dütünkelimeis.eT.Duman.
  41. dütüzmekkelimef.eT.Koku vermek için bir şey yakıp tüttürmek; tütsülemek.
  42. eğerkelimeis.eT.bknz. eyer
  43. eğindikelimeis.eT.bknz. eğenti
  44. eğintikelimeis.eT.bknz. eğenti.
  45. eğrilmekkelimef.eT.Birikmek; toplanmak.
  46. eğrimkelimeis.eT.Atın sırtını vurmasın diye eyer altına konulan keçe.
  47. ektükelimeis.eT.bknz. ekti
  48. ellikkelimeis.eT.Halk; insanlar; topluluk; kalabalık .
  49. emcekkelimeis.eT.Meme.
  50. emcikkelimeis.eT.bknz. emcek