142 madde
- kemükkelimeis.eT.Kemik.
- kığkelimeis.eT.Koyun, keçi ve deve pisliği; kığı.
- kohukelimeis.eT.Koku.
- kurşumkelimeis.eT.Kurşun.
- sağkelimesf.eT.Vücudun, kalbin bulunduğu tarafın karşıtı olan yanı; bu tarafta olan; bu tarafa ait olan.
- sakırkakelimeis.eT.Kasırga.
- sarukelimesf.eT.Sarı.
- sasımakkelimef.eT.Çürüme dolayısıyla kokmak; çürümek; kokuşmak; tefessüh etmek; fenalaşmak.
- satukelimeis.eT.Satış.
- savıkkelimesf.eT.Soğuk.
- sekirdenkelimeis.eT.Oma kemiği; uca kemiği; pöç.
- söbekelimesf.eT.Biçimi yumurtaya benzeyen; beyzi; oval.
- söbekkelimesf.eT.Oval; beyzi; yumurta biçiminde.
- sovuklukkelimeis.eT.Soğukluk.
- sovumakkelimef.eT.Soğumak.
- sungarkelimeis.eT.Akdoğan.
- sunkurkelimeis.eT.Akdoğan.
- tapukelimeis.eT.Hizmet; vazife.
- tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
- tekinkelimeis.eT.Şehzade; prens.
- topalakkelimeis.eT.Hünnapgillerden, yapraklarından yeşil boya çıkartılan bir bitki; cehrinin bir türü, (Rhamnus chlorophorus globosus).
- toyakakelimeis.eT.Sopa; kalın değnek.
- toygarkelimeis.eT.Yerden ok gibi fırlayıp dikine yükselen ve uçarken kendine has bir sesle öten bir kuş; tarla kuşu; çayır kuşu; turgay, (Alauda arvensis).
- toykakelimeis.eT.bknz. toyaka
- tumağıkelimeis.eT.Dumağı; nezle.
- uğrukelimesf.eT.Hırsız; yol kesen.
- uğrunkelimezf.eT.Kimseye sezdirmeden; gizlice.
- uğurkankelimeis.eT.Urgan.
- üşüntükelimeis.eT.Bir yere toplanma; üşüşme.
- utlukelimesf.eT.Utangaç; mahcup; sıkılgan.
- yacanmakkelimef.eT.Çekinmek; sakınmak; kaçınmak; imtina etmek; ihtiraz etmek.
- yahşikelimesf.eT.Pek güzel; güzel.
- yandıkkelimeis.eT.Baklagillerden, kuru ve sıcak bölgelerde yetişen, küçük sarı tohumlarından Acem kudret helvası elde edilen bir tür diken; deve dikeni, (Alhagi…
- yapçakelimezf.eT.Yavaşça; sessizce; ağırca; usulca; nezaketle.
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yasmıkkelimeis.eT.Mercimek.
- yavuklukelimesf.eT.(Kız için) nişanlı.
- yerligkelimeis.eT.Ferman; yarlığ.
- yeynilmekkelimef.eT.Ağırlığı azalmak; hafiflemek; hafifleşmek.
- yorgakelimeis.eT.Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri; rahvana yakın bir yürüyüş biçimi; yumuşak rahvan; adi tırıs yürüyüşü.
- yüğrükkelimesf.eT.(At, deve vb. için) iyi koşan; iyi yürüyen.
- yülümekkelimef.eT.Vücuttaki fazla kılları ustura veya tıraş bıçağı ile almak; kılları kökünden kesmek; kazımak; tıraş etmek.