1. kemükkelimeis.eT.Kemik.
  2. kığkelimeis.eT.Koyun, keçi ve deve pisliği; kığı.
  3. kohukelimeis.eT.Koku.
  4. kurşumkelimeis.eT.Kurşun.
  5. sağkelimesf.eT.Vücudun, kalbin bulunduğu tarafın karşıtı olan yanı; bu tarafta olan; bu tarafa ait olan.
  6. sakırkakelimeis.eT.Kasırga.
  7. sarukelimesf.eT.Sarı.
  8. sasımakkelimef.eT.Çürüme dolayısıyla kokmak; çürümek; kokuşmak; tefessüh etmek; fenalaşmak.
  9. satukelimeis.eT.Satış.
  10. savıkkelimesf.eT.Soğuk.
  11. sekirdenkelimeis.eT.Oma kemiği; uca kemiği; pöç.
  12. söbekelimesf.eT.Biçimi yumurtaya benzeyen; beyzi; oval.
  13. söbekkelimesf.eT.Oval; beyzi; yumurta biçiminde.
  14. sovuklukkelimeis.eT.Soğukluk.
  15. sovumakkelimef.eT.Soğumak.
  16. sungarkelimeis.eT.Akdoğan.
  17. sunkurkelimeis.eT.Akdoğan.
  18. tapukelimeis.eT.Hizmet; vazife.
  19. tekkelimee.eT.Benzetme edatı; gibi.
  20. tekinkelimeis.eT.Şehzade; prens.
  21. topalakkelimeis.eT.Hünnapgillerden, yapraklarından yeşil boya çıkartılan bir bitki; cehrinin bir türü, (Rhamnus chlorophorus globosus).
  22. toyakakelimeis.eT.Sopa; kalın değnek.
  23. toygarkelimeis.eT.Yerden ok gibi fırlayıp dikine yükselen ve uçarken kendine has bir sesle öten bir kuş; tarla kuşu; çayır kuşu; turgay, (Alauda arvensis).
  24. toykakelimeis.eT.bknz. toyaka
  25. tumağıkelimeis.eT.Dumağı; nezle.
  26. uğrukelimesf.eT.Hırsız; yol kesen.
  27. uğrunkelimezf.eT.Kimseye sezdirmeden; gizlice.
  28. uğurkankelimeis.eT.Urgan.
  29. üşüntükelimeis.eT.Bir yere toplanma; üşüşme.
  30. utlukelimesf.eT.Utangaç; mahcup; sıkılgan.
  31. yacanmakkelimef.eT.Çekinmek; sakınmak; kaçınmak; imtina etmek; ihtiraz etmek.
  32. yahşikelimesf.eT.Pek güzel; güzel.
  33. yandıkkelimeis.eT.Baklagillerden, kuru ve sıcak bölgelerde yetişen, küçük sarı tohumlarından Acem kudret helvası elde edilen bir tür diken; deve dikeni, (Alhagi…
  34. yapçakelimezf.eT.Yavaşça; sessizce; ağırca; usulca; nezaketle.
  35. yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
  36. yasmıkkelimeis.eT.Mercimek.
  37. yavuklukelimesf.eT.(Kız için) nişanlı.
  38. yerligkelimeis.eT.Ferman; yarlığ.
  39. yeynilmekkelimef.eT.Ağırlığı azalmak; hafiflemek; hafifleşmek.
  40. yorgakelimeis.eT.Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri; rahvana yakın bir yürüyüş biçimi; yumuşak rahvan; adi tırıs yürüyüşü.
  41. yüğrükkelimesf.eT.(At, deve vb. için) iyi koşan; iyi yürüyen.
  42. yülümekkelimef.eT.Vücuttaki fazla kılları ustura veya tıraş bıçağı ile almak; kılları kökünden kesmek; kazımak; tıraş etmek.