142 madde
- abagakelimeis.Moğ.Babanın ağabeyi; babanın küçük kardeşi; amca.
- ahtakelimeis.Moğ.İğdiş edilmiş at.
- akakelimeis.Moğ.Büyük kardeş; ağabey.
- aralkelimeis.Moğ.Sık çalılık.
- arankelimeis.Moğ.Ahır; tavla.
- argadamakkelimef.Moğ.Aldatmak.
- arslankelimeis.Moğ.Aslan.
- bagnakelimeis.Moğ.Merdiven basamağı.
- balbalkelimeis.Moğ.Müslümanlıktan önce Türk alplarının mezarlarının doğu tarafına, öldürdükleri düşman sayısınca dikilen taştan kaba heykeller veya sivri uzun taşlar;…
- baturkelimesf.Moğ.Savaşlarda gücü ve gözü pekliğiyle üstün gelen; kahraman; yiğit; cesur; bahadır.
- bengükelimesf.Moğ.Sabit kalacak nitelikte; sonsuz; ebedî.
- berekelimeis.Moğ.Bir uzunluk ölçüsü birimi; mil; 8000 ayak.
- bıngkelimeis.Moğ.Bin; 1000.
- birekelimeis.Moğ.Mil (uzaklık ölçüsü).
- bökekelimeis.Moğ.Kahraman güçlü kimse; güçlü; cesur; yiğit savaşçı.
- borçınkelimeis.Moğ.Dişi ördek; burçin.
- bosagakelimeis.Moğ.Yurt adı verilen çadırın kapı çerçevesinin alt kısmı; eşik.
- bügmekkelimef.Moğ.Eğmek; bükmek.
- bügüşmekkelimef.Moğ.Su büğemekte yardım ve yarış etmek.
- büldürgekelimeis.Moğ.Bileğe geçirmek veya asmak için kullanılan kamçı sapındaki bağ.
- burtagkelimeis.Moğ.Bozuk, taşlı, engebeli, dar yol.
- çabakkelimeis.Moğ.Çok ince dokunmuş bir tür bez; patiska.
- çangdavulkelimeis.Moğ.Artçı; dümdar.
- cibekelimeis.Moğ.Cebe; zırh; silah.
- cibeçikelimeis.Moğ.Cebeci; silah yapımcısı.
- çıdamakkelimef.Moğ.Tahammül etmek; katlanmak; dayanmak.
- çılburkelimeis.Moğ.Yular; yular sapı; çilbir.
- çilgakelimeis.Moğ.Nehir, çay yatağı; dere; oyuk.
- cırgamakkelimef.Moğ.Eğlenmek; zevk sürmek.
- çorbakelimeis.Moğ.Yaban domuzu yavrusu; çurpa.
- çubrumakkelimef.Moğ.Bir başkasının izince gitmek; ardına takılmak.
- çurpakelimeis.Moğ.Yaban domuzu yavrusu; çorba.
- dakavulkelimeMoğ.Maiyet; alay; hizmet hizmetçi uşak.
- daptamakkelimef.Moğ.Demir dövmek.
- daptavulkelimeis.Moğ.Demirci; vurucu; dövücü.
- degelekelimeis.Moğ.Elbise üzerine giyilen kısa kollu giysi.
- dönenkelimeis.Moğ.Dört yaşında olan erkek at.
- doptulmakkelimef.Moğ.Çiğnemek; ayaklar altında ezmek.
- gancugakelimeis.Moğ.Eyerin terki bağları.
- gunankelimeis.Moğ.Üç yaşına basmış tay.
- hakankelimeis.Moğ.Eski Türk ve Moğol devletlerinde hanlar hanına verilen unvan; padişah; imparator; kayser; hükümdar; sultan; melik.
- hankelimeis.Moğ.Türklerin en büyük başbuğu; han; kral; hükümdar.
- hirevülkelimeis.Moğ.Savaşta ön safta savaşan kıta; öncü; öncü bölüğü; irevül.
- honakelimeis.Moğ.Geyik türlerinden olan sığının erkeği; erkek sığın.
- irbiçkelimeis.Moğ.Porsuk.
- irbişkelimeis.Moğ.Sibirya panteri, (Felis irbis).
- irbizkelimeMoğ.Pars; aslan; porsuk.
- iregülkelimeis.Moğ.Harp safında bulunan ordunun en öndeki kısmı; öncü; öncü bölüğü; öncü kolu; ileri kol.
- irizkelimeis.Moğ.Cilasun; cesur; yiğit.
- irkekelimeis.Moğ.Bir ördek türü.