217 madde
- badkelimeis.Far.Rüzgâr; yel.
- badekelimeis.Far.Şarap, içki.
- badsehakelimeis.Far.Cömert.
- bağkelimeis.Far.Meyve bahçesi.
- baharkelimeis.Far.Kıştan sonra gece ile gündüzün eşit olduğu anda (21 Mart) başlayıp güneşin ekvatora en uzak noktada olduğu zamana (21 Haziran) kadar süren ılık…
- barkelimeFar.Yük.
- bastankelimesf.Far.Geçmişe ait; eski.
- berhavakelimesf.Far.Havaya atılmış; uçurulmuş.
- berkeşidekelimesf.Far.(Silah için) çekilmiş; kınından çıkarılmış.
- berrüstekelimeis.Far.Dalları yerde sürünen bitkiler.
- bezirgânkelimeis.Far.Tüccar; esnaf.
- binendekelimesf.Far.Gören; görücü.
- bukelimeis.Far.Koku.
- bülbülkelimeis.Far.Sesinin güzelliğiyle tanınan, karatavukgillerden, vücudunun üst tarafı koyu alt kısmı açık, kuyruğu kızıl kahverengi, ötüşü çok berrak ve ahenkli,…
- bütkelimeis.Far.Put.
- buykelimeis.Far.Koku.
- cambazkelimesf.Far.Canıyla oynayan.
- canbazkelimesf.Far.Canıyla oynayan; akrobat.
- canrübakelimesf.Far.Can alan; gönül kapan.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çarkkelimeis.Far.Makinelerde tekerlek biçimindeki hareketli parça.
- çarkıfelekkelimeis.Far.Döne döne yanan havai fişek.
- caykelimeis.Far.Yer; mekân.
- cenderekelimeis.Far.Baskı; sıkma; sıkıştırma; tazyik.
- çepkelimeis.Far.Sol.
- çerağkelimeis.Far.Yağ kandilinin fitili.
- çerçevekelimeis.Far.Resim, ayna gibi şeyleri bir yere asabilmek veya korumak için etrafına geçirilmiş kenarlık.
- çesbankelimesf.Far.Yapışkan; yapışık olan.
- ciğerkelimeis.Far.Karnın sağ üst kısmına yerleşmiş bulunan, kan depolanması, mikroplardan süzülmesi, safra salgılanması, şeker ve şeker türleri ile yağ ve proteinlerin…
- çihilkelimesf.Far.Kırk.
- çilekelimeFar.Dervişlerin ruh temizliğine erişmek amacıyla, sakin ve temiz bir yere çekilerek kırk gün kırk gece ibadet ettikleri ve nefislerine perhiz…
- çırağkelimeis.Far.İçine yağ konulup yakılan bir tür lamba; kandil; çıra.
- çirkefkelimeis.Far.Kokuşmuş pis su.
- çolpakelimesf.Far.Bir ayağı sakat olan.
- dadarkelimeis.Far.Adaletli ve doğru olan hükümdar.
- dağkelimeis.Far.Kızgın bir şeyle yanma sonucu oluşan yanık;
- dağlamakkelimef.Far.Vücutta bulunan herhangi bir yarayı ortadan kaldırmak veya kanı dindirmek için kızgın bir metalle yakmak.
- damenkelimeis.Far.Elbise eteği.
- damgâhkelimeis.Far.Tuzak kurulan yer.
- darakelimesf.Far.Çok tutan; tutağan.
- derunkelimeis.Far.İç; içeri; iç taraf; dahil.
- dervazekelimeis.Far.Şehir ve kale kapısı gibi büyük kapı.
- destankelimeis.Far.Gerçek ile olağanüstü olayların karıştığı kahramanlık olaylarını veya tarihsel bir olayı övüp yücelten uzun ve manzum bir edebî tür; epope.
- destekkelimeis.Far.Küçük el; elcik.
- destgâhkelimeis.Far.Dokuma tezgâhı.
- devkelimeis.Far.Masallarda geçen, olağanüstü büyüklükte, insanlar gibi evlenen, çoluk çocuğu olan, iyi veya kötü olabilen yaratık.
- dibakelimeis.Far.İpek saten veya ipek kadife üzerine altın ve gümüş işlemeli ağır kumaş.
- dolapkelimeis.Far.Ahşap veya metalden yapılmış, genellikle gözlerine eşya konulan kapaklı mobilya.
- düşeşkelimeis.Far.Tavlada her iki zarın da altı gelmesi durumu; altı altı.
- duşizekelimeis.Far.El değmemiş kız; bakire.