418 madde
- çacıkkelimeis.Erme.Salata.
- çaçıkkelimeis.Erme.Salata.
- çaçnaçkelimeis.Erme.Yaprak konan yer.
- cağkelimeis.Erme.Demirden yapılmış şiş; mil.
- çağkelimeis.Erme.Dokumacıların üzerine ip sardıkları dolap.
- çahakelimeis.Erme.Çalı süpürgesi.
- cahavelkelimeis.Erme.Çalı süpürge.
- çahavelikelimeis.Erme.Çalı süpürgesi.
- cahcahunkelimeis.Erme.Karışıklık.
- çamankelimeis.Erme.Kebap; pirzola.
- çamıçkelimeis.Erme.Dut kurusu.
- çamiçkelimeis.Erme.Dalında kurumaya başlamış meyve.
- çangırtlamakkelimef.Erme.Tırnakla çizmek; tırmalamak.
- çanguşkelimeis.Erme.Tırnak.
- çankkelimeis.Erme.Keskin tırnak.
- çapıkkelimeis.Erme.Üstü açık, kolay taşınan kollu sepet.
- çarhavelikelimeis.Erme.Çalı süpürge.
- carıtkelimeis.Erme.Ateş küreği.
- çarutkelimeis.Erme.Ateş küreği.
- carutkelimeis.Erme.Ateş küreği.
- cavankelimeis.Erme.Kalın urgan; halat.
- çelmikkelimeis.Erme.Ilıca; kaplıca.
- çemakkelimeis.Erme.Bit öldüren zehirli bir ot.
- çemekkelimeis.Erme.Üvendirenin ucundaki sıyırgı.
- cemekkelimeis.Erme.Övendirenin arkasında yer alan, sabandaki çamurları sıyırıp temizlemeye yarayan küçük yassı metal parça.
- çemiçkelimeis.Erme.Dut ve üzüm kurusu.
- çeminkelimeis.Erme.Kuru üzüm.
- çemlikkelimeis.Erme.Kaplıca.
- çemşikkelimeis.Erme.Buruşmuş sebze veya meyve.
- çemütkelimeis.Erme.Dalında kurumuş dut meyvesi.
- çermekelimeis.Erme.Çay kenarlarında sulu ve yeşil yer.
- çermikkelimeis.Erme.Sıcak su kaynağı; ılıca; kaplıca.
- cilkelimeis.Erme.Hasır otu.
- çilkelimeis.Erme.Topraktan yeni çıkan bitki; yeşillik; ekin.
- çılbankelimeis.Erme.Sulama işini düzenleyen görevli.
- çilermekkelimef.Erme.(Ot, çayır, çimen veya ekinler için) ilkbaharda yeşermek; topraktan baş çıkarmak.
- çilikkelimeis.Erme.Dişilik organı.
- çillikkelimeis.Erme.Dişilik organı.
- çıllıkkelimeis.Erme.Çok boyanmış, hafifmeşrep kadın.
- çiltikkelimeis.Erme.Düşmüş kadın; sokak kadını.
- çımakkelimeis.Erme.Bit öldüren bir ot; bit otu, (Delphinium staphisagria).
- cimrekelimeis.Erme.Göz çapağı.
- çırbankelimeis.Erme.Sulama suyunun idare işlerinden sorumlu görevli.
- cirenkkelimeis.Erme.Ana kanaldan ayrılan büyük ark.
- çirmarkelimeis.Erme.Tarlaları sulamak için açılan su yolu.
- cirmikkelimeis.Erme.Su deliği.
- cırmıkkelimeis.Erme.Evlere ve bahçelere su almak için avlu duvarına açılan delik.
- cırnıkkelimeis.Erme.Set duvarlarında arkada biriken suyun duvara zarar vermeden akmasını sağlamak için duvar içinde bırakılan küçük delikler.
- çırpankelimeis.Erme.Bir köyün sulama suyunu yönetmekle görevli kimse.
- çıtdıkkelimeis.Erme.Dişilik organı.