157 madde
- addetmekkelimef.Ar.(Bir şeyi, bir şey) saymak; bilmek; farz etmek; telakki etmek.
- affetmekkelimef.Ar.Sonuç itibariyle bir cezayı gerektiren suç, kusur, kabahat veya günah için ceza vermekten vazgeçmek, bağışlamak.
- affetmemekkelimef.Ar.Karşısındakinin kusurunu, açığını iyi kollayıp değerlendirmek; müsamaha göstermemek. «Trafik hatayı affetmez.»
- affettirmekkelimef.Ar.Affedilmeyi sağlamak, bağışlatmak; affı gerçekleştirmek.
- affeylemekkelimef.Ar.Affetmek, bağışlamak.
- ahzetmekkelimef.Ar.Almak; kabullenmek.
- akdetmekkelimef.Ar.Düzenlemek; yapmak.
- aksettirmekkelimeb. f.Ar.Üzerine düşen ses dalgalarını yankılatmak.
- arzetmekkelimef.Ar.Göstermek.
- aslamakkelimef.Ar.Aslını araştırmak.
- atfetmekkelimef.Ar.Bir sözün veya fikrin birisine ait olduğunu söylemek.
- avkalamakkelimef.Ar.Engel olmak; geciktirmek.
- avketmekkelimef.Ar.Engel olmak; mani olmak.
- azmettirmekkelimef.Ar.Bir kimseyi yapmak istediği bir işe heveslendirmek.
- celbetmekkelimef.Ar.Kendi üzerine çekmek.
- cemetmekkelimef.Ar.Bir ayara getirmek.
- cezbetmekkelimef.Ar.Güzelliğiyle ya da soyut özellikleri ile kendine çekmek.
- çavurlamakkelimef.Ar.Duyurmak; haber vermek.
- darbetmekkelimef.Ar.Para basmak; paraya damga vurmak.
- defetmekkelimef.Ar.Yanından uzaklaştırmak; kovmak.
- deflemekkelimef.Ar.Bir kimseyi başından savmak; defetmek.
- defnetmekkelimef.Ar.(Ölü için) gömmek.
- dehletmekkelimef.Ar.Kötülemek.
- devralmakkelimef.Ar.Bir yükümlülüğü kendi üzerine geçirtmek.
- devretmekkelimef.Ar.Dönmek; bir şeyin çevresinde dolaşmak.
- emretmekkelimef.Ar.Bir kimseden bir şey yapmasını istemek; buyurmak; emir vermek.
- fallamakkelimef.Ar.Falına bakmak.
- fasletmekkelimef.Ar.Ayırmak; bölmek.
- fehmetmekkelimef.Ar.Anlamak; kavramak.
- feshetmekkelimef.Ar.Uygulanmakta olan bir kuralı, bir yargı kararını bozmak; geçersiz saymak; yürürlükten kaldırmak.
- fethetmekkelimef.Ar.Bir yeri, bir ülkeyi silah kullanarak ele geçirmek; düşmandan açmak; almak.
- fetletmekkelimef.Ar.Becermek; başarmak.
- gabızlamakkelimef.Ar.İşgal etmek; ele geçirmek.
- gayarlamakkelimef.Ar.At, eşek gibi hayvanların tırnağını yontarak eski nalı yeni çivilerle çakmak.
- habtetmekkelimef.Ar.Tartışmada üstün gelerek karşıdaki kimseyi susturmak.
- haczetmekkelimeb. f.Ar.Bir alacağın tahsili için borçlunun geçim ve mesleği için gerekli olanlar dışındaki mal ve parasına devletçe el konmak.
- hakitmekkelimef.Ar.Yapmak; tamamlamak.
- hakketmekkelimef.Ar.Metal, taş ve ağaç üzerine şekil ve resim kazımak; oyma yapmak.
- hal'etmekkelimef.Ar.Hükümdarı vb. tahttan indirmek; hükümdarlıktan düşürmek.
- halhalamakkelimef.Ar.Uzun ipi dirsek ve başparmak ile el arasından geçirmek suretiyle dolayıp halka gibi yapmak.
- halletmekkelimef.Ar.Çözmek.
- hapsetmekkelimef.Ar.Hapse koymak; tutuklamak.
- hapsettirmekkelimef.Ar.Hapse konulmasını sağlamak; tutuklattırmak.
- haptetmekkelimef.Ar.Bir tartışmada çeşitli mantık ve söz oyunları ile karşısındakini konuşamaz, iddiasını savunamaz duruma getirmek; susturmak; mat etmek.
- hasıramakkelimef.Ar.Özlemek.
- hasretmekkelimef.Ar.Bir şeyi bütünüyle birine veya bir şeye ayırıp vermek, harcamak.
- haşretmekkelimef.Ar.Bir araya getirmek; toplamak.
- hatmetmekkelimef.Ar.Kur’an’ı veya bir kitabı baştan sona kadar okumak.
- hayyetmekkelimef.Ar.Canlandırmak; dirilmek.
- hazfetmekkelimef.Ar.Gidermek; ortadan kaldırmak.