1. dürişmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; mücadele etmek.
  2. düritmekkelimef.eT.Türetmek.
  3. dürmekkelimef.eT.Bir şeyi kendi üstüne kıvırarak silindir biçiminde sarmak; tomar hâline getirmek.
  4. dürtmekkelimef.eT.Birini elle veya bir şeyle hafifçe dokunarak uyarmak.
  5. dürülmekkelimef.eT.Dürülü hâle gelmek.
  6. dürümekkelimef.eT.Ortaya çıkmak; meydana gelmek; türemek.
  7. dürüşmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; gayret etmek.
  8. dürütmekkelimef.eT.Meydana getirmek.
  9. düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
  10. düşünmekkelimef.eT.Olaylar ve durumlar karşısında eldeki bilgilerden yararlanarak yeni bir görüş ve bilgi çıkarmak; düşünce üretmek; muhakeme etmek.
  11. düşürmekkelimef.eT.Düşmesine yol açmak veya sebep olmak.
  12. dütmekkelimef.eT.Tütmek.
  13. dütüzmekkelimef.eT.Koku vermek için bir şey yakıp tüttürmek; tütsülemek.
  14. düzemekkelimef.eT.Bir karışımı istenilen orana göre ayarlamak; doz belirlemek.
  15. düzmekkelimef.eT.Düzeltmek; gereksiz ve çirkin yerlerini atmak.
  16. düzülmekkelimef.eT.Düz hâle getirilmek; sıraya sokulmak; dizilmek; yapılmak; tertip ve tanzim olunmak; hazırlanmak.
  17. ebermekkelimef.eT.Getirmek; vermek.
  18. ebrimekkelimef.eT.bknz. eprimek
  19. ebrümekkelimef.eT.bknz. eprimek
  20. edinmekkelimef.eT.Herhangi bir yolla sahip olmak; kazanmak.
  21. efdiklemekkelimef.eT.bknz. eftiklemek
  22. eftiklemekkelimef.eT.Zaman geçirmek için oyalanmak; eğlenmek.
  23. eftiklenmekkelimef.eT.Zaman geçirmek için oyalanmak; eğlenmek.
  24. eğdilenmekkelimef.eT.Zayıflamak; incelmek.
  25. eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
  26. eğirmekkelimef.eT.Bir şeyi kendi çevresinde döndürmek; bükmek.
  27. eğirtmekkelimef.eT.Bağırtmak.
  28. eğitmekkelimef.eT.Eğitim yoluyla yetiştirmek.
  29. eğmekkelimef.eT.Düz duran bir şeyi eğik hâle getirmek; çarpıtmak; meylettirmek.
  30. eğmekkelimef.eT.Acele etmek; ivmek.
  31. eğremekkelimef.eT.Bir şeyin iki ucunu bir araya getirip toplamak.
  32. eğrikmekkelimef.eT.(Su için) birikmek.
  33. eğrilmekkelimef.eT.Birikmek; toplanmak.
  34. eksilmekkelimef.eT.Azalmak; az duruma getirilmek.
  35. eksimekkelimef.eT.Eksilmek. [Yüknekî]
  36. ekşimekkelimef.eT.Ekşi duruma gelmek; ekşilik kazanmak.
  37. elemekkelimef.eT.Tane veya toz hâlinde bulunan maddeleri, kabasını incesinden ayırmak veya içindeki yabancı maddeleri ayıklamak için elek, kalbur, gözer gibi…
  38. eliklemekkelimef.eT.Anasız babasız çocuğu evlat edinmek.
  39. elpimekkelimef.eT.(Kumaş, elbise vb. için) erimek; dağılmak; lime lime olmak.
  40. elpmekkelimef.eT.(Tahıl için) savurmak.
  41. ememekkelimef.eT.Emeklemek.
  42. emendirmekkelimef.eT.Emek çektirmek.
  43. emendürmekkelimef.eT.bknz. emendirmek
  44. emenmekkelimef.eT.Zahmet çekmek.
  45. enemekkelimef.eT.Sürüdeki hayvanların kime ait olduğunu belirlemek için kulağından belirli bir biçimde kesmek; boynuzuna kertik açmak veya bedeninin belirli bir…
  46. epirmekkelimef.eT.Çok yorulmak.
  47. epretmekkelimef.eT.Eskitmek.
  48. eprimekkelimef.eT.Dağılıp ayrılacak hâle gelmek.
  49. ergirmekkelimef.eT.Ulaştırmak; eriştirmek.
  50. erikmekkelimef.eT.Üzülmek.