1. kırkelimeis.eT.Yerleşim birimi dışında olan yerler; şehir ve kasabalar dışında kalan yerler.
  2. kırgılkelimesf.Kırçıl.
  3. kırmaçıkelimeis.Deri.
  4. kırtışkelimeis.Bet beniz; yüzün rengi; yüz güzelliği.
  5. kırukkelimesf.Sakat.
  6. kısgakelimesf.Kısa; az.
  7. kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
  8. kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
  9. kısurmakkelimef.Kısaltmak.
  10. kışkelimeis.eT.(Kuzey yarım küre için) sonbahar ile ilkbahar arasında yer alan, yılın en soğuk ve yağışlı mevsimi; güneşin Oğlak dönencesine dik geldiği 22…
  11. kışkıkelimezf.Kış gibi; kışa yakışır.
  12. kıvkelimeis.Kut; devlet; baht; saadet; azamet.
  13. kıvçakkelimeis.Kof; boş.
  14. kıvıkelimesf.Boş.
  15. kıvılıkkelimeis.Süreksizlik.
  16. kıyıkkelimeis.Cayma.
  17. kıyıksızkelimesf.Eğrisiz.
  18. kıyılmakkelimef.Kıymak işi yapılmak; kıymak eylemine uğramak.
  19. kıyınkelimeis.Bir kimsenin başkasına yasaya aykırı veya vicdanın kabul etmeyeceği biçimde yaptığı kötülük; zulüm; azap; işkence.
  20. kıymakkelimef.eT.Acımadan ortadan kaldırmak; öldürmek.
  21. kızkelimesf.Nadir bulunan; az bulunur; kıt. [Yüknekî]
  22. kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
  23. kızartmakkelimef.Kızarmasını sağlamak; kızarmasına sebep olmak; kor haline getirmek; kırmızılaştırmak.
  24. kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
  25. kızlıkkelimeis.Pahalılık.
  26. kızmakkelimef.Kızarmak.
  27. kızmakkelimef.Öfkelenmek; sinirlenmek.
  28. kızrakkelimesf.Az bulunur; nadir rastlanır.
  29. kiçkelimezf.bknz. keç
  30. kiçekelimeis.Akşam.
  31. kiçigkelimesf.Geç kalan; sonra gelen; sonrakiler.
  32. kiçiglikkelimesf.Küçüklük; çocukluk; gençlik.
  33. kidinkelimezf.Arkadan.
  34. kidizkelimeis.Keçe.
  35. kigürmekkelimef.Girdirmek; içeri sokmak; sokmak.
  36. kiknemekkelimef.Fitne uyandırmak.
  37. kimkelimezm.eT..İnsanlar için kullanılan soru ve belirsizlik zamiri. [Yüknekî]
  38. kimekelimeis.Gemi.
  39. kinkelimeis.Göbek.
  40. kinkelimeis.Sonra; son; istikbal; gelecek.
  41. kingkelimesf.Geniş; mufassal. [Yüknekî]
  42. kingekelimesf.Geniş.
  43. kingemekkelimef.Danışmak; görüşmek.
  44. kingeşkelimeis.Danışma; görüşme.
  45. kingeşçikelimeis.Danışman; müşavir.
  46. kingeşmekkelimef.bknz. kengeşmek
  47. kingümekkelimef.Genişlemek.
  48. kingürmekkelimef.Genişletmek.
  49. kingütmekkelimef.Genişletmek.
  50. kinikmekkelimef.Gecikmek.