500+ madde
- abralıkelimesf.(Terazi için) dengesi sağlanmış; dengeli.
- abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
- abraşkelimesf.Ar.Alaca renkli.
- abraş oturmakdeyimYan oturmak.
- abraşmakkelimef.Olduğu yerde kalmak; kalakalmak.
- abrazkelimesf.(Kadın ve dişi hayvan için) kısır.
- abrışmakkelimef.eT.(Çocuk için) annesinin arkasına sarılmak; sırnaşmak; direnmek.
- abriskelimeünl.Erme.Bravo; yaşa.
- absimisakelimeis.Yun.Ateş böceği.
- abşakkelimesf.(Kişi için) bacakları ayrık, ayakları birbirine yakın olan.
- abukelimeünl.Şaşkınlık, korku ve hayret anlatır; aboo; abov; abuu; abuv.
- abukkelimeis.Umut; güven.
- abukkelimeis.Avurdu şişirip parmakla vurarak çıkarılan ses.
- abukatkelimesf.Geveze.
- abuklandırmakkelimef.Umutlandırmak.
- abuklanmakkelimef.Güvenmek; bel bağlamak; ümitlenmek.
- abulkelimezf.Yavaş yavaş; ağır ağır.
- abulkelimesf.Aptal.
- abulavutkelimesf.Beceriksiz; dangalak.
- aburkelimeis.Erme.Kara lahana, mısır unu ve fasulye ile yapılan bir yemek.
- aburkelimesf.Namus; şeref.
- abuskalkelimeis.Yun.Sonradan tamamlanmak üzere yarım bırakılan iş.
- abuşakkelimesf.Beceriksiz; başarısız.
- abutkelimesf.İş bilmez; sersem.
- abuvkelimeünl.Şaşma ve heyecan bildirir.
- abuzambakkelimesf.Ar.Saçma sapan, gelişigüzel konuşan.
- abyarikelimeis.Far.Sulayıcılık.
- acabada kalmakdeyimKararsız olmak; şüphede kalmak.
- acabolakelimezf.Ar.Acaba.
- acalmakkelimef.(Makine dişlileri için) fazla kullanmaktan dolayı aşınmak.
- acamıkelimesf.Eli işe alışmamış; toy; tecrübesiz.
- acaplamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
- acarkelimesf.Ar.Becerikli, tuttuğunu koparan, hamarat, iş bilir.
- acar tavdeyimSürülecek tarlanın şubat ayı içindeki tavı.
- acarcanakelimezf.Oldukça sert.
- acarıkkelimesf.Yoksul; yarı aç; çıplak; sefil.
- acarlamakkelimef.Yenilemek.
- acarlaşmakkelimef.Acar olmak, acar duruma gelmek.
- acarlıkelimesf.Sert; keskin.
- accıkkelimezf.Biraz; azıcık; pek az.
- Acem ocağıdeyimMaltız; ızgaralı demir ocak.
- Acem şeytanıdeyimZayıf, esmer adam.
- acenekelimeis.Far.Tırpanın sap geçecek deliğini delmeye yayan çelik alet; zımba.
- aceplemekkelimef.Şaşmak.
- acerkelimesf.Ar.(Eşya için) kullanılmamış; eskimemiş.
- acı ekmeğideyimÖlü evine komşuların gönderdiği yemek.
- acı geyrekdeyimMide ekşimesi ve sindirim zorluğu yüzünden çıkan geğirti.
- acı gicideyimAcı tatlı her şey.
- acı günekdeyimHindiba.
- acı sudeyimİçilecek nitelikte olmayan (tuzluluk oranı 0.50 ile 17 arasındaki) su.