1. abralıkelimesf.(Terazi için) dengesi sağlanmış; dengeli.
  2. abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
  3. abraşkelimesf.Ar.Alaca renkli.
  4. abraş oturmakdeyimYan oturmak.
  5. abraşmakkelimef.Olduğu yerde kalmak; kalakalmak.
  6. abrazkelimesf.(Kadın ve dişi hayvan için) kısır.
  7. abrışmakkelimef.eT.(Çocuk için) annesinin arkasına sarılmak; sırnaşmak; direnmek.
  8. abriskelimeünl.Erme.Bravo; yaşa.
  9. absimisakelimeis.Yun.Ateş böceği.
  10. abşakkelimesf.(Kişi için) bacakları ayrık, ayakları birbirine yakın olan.
  11. abukelimeünl.Şaşkınlık, korku ve hayret anlatır; aboo; abov; abuu; abuv.
  12. abukkelimeis.Umut; güven.
  13. abukkelimeis.Avurdu şişirip parmakla vurarak çıkarılan ses.
  14. abukatkelimesf.Geveze.
  15. abuklandırmakkelimef.Umutlandırmak.
  16. abuklanmakkelimef.Güvenmek; bel bağlamak; ümitlenmek.
  17. abulkelimezf.Yavaş yavaş; ağır ağır.
  18. abulkelimesf.Aptal.
  19. abulavutkelimesf.Beceriksiz; dangalak.
  20. aburkelimeis.Erme.Kara lahana, mısır unu ve fasulye ile yapılan bir yemek.
  21. aburkelimesf.Namus; şeref.
  22. abuskalkelimeis.Yun.Sonradan tamamlanmak üzere yarım bırakılan iş.
  23. abuşakkelimesf.Beceriksiz; başarısız.
  24. abutkelimesf.İş bilmez; sersem.
  25. abuvkelimeünl.Şaşma ve heyecan bildirir.
  26. abuzambakkelimesf.Ar.Saçma sapan, gelişigüzel konuşan.
  27. abyarikelimeis.Far.Sulayıcılık.
  28. acabada kalmakdeyimKararsız olmak; şüphede kalmak.
  29. acabolakelimezf.Ar.Acaba.
  30. acalmakkelimef.(Makine dişlileri için) fazla kullanmaktan dolayı aşınmak.
  31. acamıkelimesf.Eli işe alışmamış; toy; tecrübesiz.
  32. acaplamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
  33. acarkelimesf.Ar.Becerikli, tuttuğunu koparan, hamarat, iş bilir.
  34. acar tavdeyimSürülecek tarlanın şubat ayı içindeki tavı.
  35. acarcanakelimezf.Oldukça sert.
  36. acarıkkelimesf.Yoksul; yarı aç; çıplak; sefil.
  37. acarlamakkelimef.Yenilemek.
  38. acarlaşmakkelimef.Acar olmak, acar duruma gelmek.
  39. acarlıkelimesf.Sert; keskin.
  40. accıkkelimezf.Biraz; azıcık; pek az.
  41. Acem ocağıdeyimMaltız; ızgaralı demir ocak.
  42. Acem şeytanıdeyimZayıf, esmer adam.
  43. acenekelimeis.Far.Tırpanın sap geçecek deliğini delmeye yayan çelik alet; zımba.
  44. aceplemekkelimef.Şaşmak.
  45. acerkelimesf.Ar.(Eşya için) kullanılmamış; eskimemiş.
  46. acı ekmeğideyimÖlü evine komşuların gönderdiği yemek.
  47. acı geyrekdeyimMide ekşimesi ve sindirim zorluğu yüzünden çıkan geğirti.
  48. acı gicideyimAcı tatlı her şey.
  49. acı günekdeyimHindiba.
  50. acı sudeyimİçilecek nitelikte olmayan (tuzluluk oranı 0.50 ile 17 arasındaki) su.