1. ağrıkkelimeis.Yolcu eşyası; ağırlık; yük.
  2. ağrıklıkelimesf.(Kişi için) hastalıktan kurtulamayan; müzmin hastalığa tutulmuş; hastalıklı; ağrılı; sızılı.
  3. ağrımakkelimef.Vücudun herhangi bir yerinde rahatsız edici ağrı duymak; acımak; sancımak; sızlamak; ağrıya duçar olmak; burmak; burulmak; sancımak; zonklamak.
  4. ağrınmakkelimef.Birinin kırıcı davranışına gücenmek; alınmak.
  5. ağrıntıkelimeis.Yük; manevi yük.
  6. ağrıntı olmakdeyimBirine yük olmak.
  7. ağrıya yatmakdeyimTifo hastalığına tutulmak.
  8. ağşakkelimeHerhangi bir cismin dönmesi için takılan ağırca parça; volan.
  9. ağşakkelimesf.Alçak.
  10. ağulkelimeis.Kaz.Açık alanda yapılan ağıl; ağal.
  11. ağuzkelimesf.Namuslu.
  12. ağza ip ölçmekdeyimBirinin bir konuda ne düşündüğünü öğrenmek; ağız aramak.
  13. ağza komakdeyimYemek.
  14. ağzı açıkdeyimSaf; şaşkın; budala; avanak; aptal.
  15. ağzı ayrılmakdeyimBir şeyi hayran hayran dinlemek veya seyretmek.
  16. ağzı boşunadeyimBoş yere; faydasız; boşu boşuna.
  17. ağzı doludeyimKaba konuşan; sövmeyi huy edinmiş.
  18. ağzı esenlideyimAğzından dua eksik olmayan; tatlı dilli kimse.
  19. ağzı güzeldeyimKibar konuşan; terbiyeli konuşan.
  20. ağzı karadeyimFitneci; ara bozucu; dedikoducu; kovcu.
  21. ağzı kara olmakdeyimSözle bozulmak; susturulmak; utandırılmak.
  22. ağzı keşlideyimYerli yersiz konuşan; tatsız sözler söyleyen; can sıkıcı sözler eden.
  23. ağzı kilitlenmekdeyimSöz söyleyememek.
  24. ağzı kilitlideyimSır saklamasını bilen.
  25. ağzı kulağına yakındeyimUyanık; aklı başında; anlayışlı.
  26. ağzı limandeyimAğzına kadar dolu.
  27. ağzı yomludeyimAğzı uğurlu; sözü hayırlı kimse.
  28. ağzı yukarıdeyimSırt üstü.
  29. ağzı yumukdeyimİçi kıymalı bir tür börek.
  30. ağzı yumuludeyimSır saklamasını bilen.
  31. Ağzın fal ola!deyimGeleceğe ilişkin olarak söylenen bir dileğin ya da sözün doğru çıkması için söylenen bir temenni sözü.
  32. ağzına deve tepmekdeyimBir tartışmada gereken karşılığı verememek; susmak.
  33. ağzını bozmakdeyimKaba ve çirkin sözler söylemek.
  34. ağzını gegelemekdeyimBirinin söylediklerini alaylı biçimde tekrarlamak.
  35. ağzını geveletmekdeyimLaf karıştırmak; sözü gevelemek.
  36. ağzını sangıtmakdeyimİki tarafına şaşkın şaşkın bakınmak.
  37. ağzını silmekdeyimBir konu hakkında söz söylememeye veya işe barışmamaya karar vermek.
  38. ağzını yaymakdeyimYersiz ve çok konuşmak.
  39. ağzını yumakdeyimBir konu hakkında söz söylememeye veya işe karışmamaya karar vermek.
  40. ahakelimee.“İşte orada!” anlamında halk arasında gösterme edatı; işte .
  41. ahadkelimeis.Ar.Pazar günü.
  42. aharkelimeis.eT.Çay; dere; akarsu.
  43. ahatkelimeis.Ar.Çoğu zaman kendi kendine verilen söz.
  44. ahbarkelimeis.Erme.Erkek kardeş.
  45. ahbınkelimeis.Erme.Gübre.
  46. ahbın tarladeyimGübrelenmiş tarla.
  47. ahbunlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübre dökmek.
  48. ahçıkelimeis.Çoğu zaman yanık yanık ah çeken kimse.
  49. ahdarmakkelimef.Devşirmek; toplamak.
  50. ahekelimeis.Ar.Sevilen kimse; dost; .