500+ madde
- atınmakkelimef.Bir tarafa atılmak; yuvarlanmak; atar gibi görünmek.
- atışkelimeis.Atmak işi; fırlatma işi.
- atışgankelimesf.Daima atışan.
- atışmakkelimef.eT.Karşılıklı olarak birbirine hoş olmayan sözler söylemek; söz dalaşı etmek.
- atızkelimeis.İki dere arasındaki su geçecek set.
- atızlamakkelimef.Ark açmak; set yapmak; toprağı parçalara ayırmak; evleklemek.
- atızlanmakkelimef.(Tarla için) bölümlere ayrılmak; sulanmak için bölümlere ayrılmak.
- atlanmakkelimef.At sahibi olmak.
- atlıkelimeis.eT.Ata binmiş kişi; binici; süvari; sipahi.
- atlıgkelimesf.Adlı; adı olan; ad almış; isimli; sanlı.
- atmakkelimef.Bir nesneyi elden bırakıp boşluğa, ileriye doğru fırlatmak. [Yüknekî]
- atsamakkelimef.Atmak istemek.
- avkelimeünl.Verilen buyruğu tanımamayı ve reddetmeyi bildiren ünlem.
- avkelimeis.Karada ve denizde yabani hayvanları avlama işi.
- avakelimeünl.Acıma bildiren ünlem.
- avalamakkelimef.Karışıklık sonrası bir yerde toplaşmak; üşüşmek.
- avaykelimeis.Ayva.
- avçıkelimeis.Avcı .
- avıçgakelimesf.İhtiyar; kocamış kişi; ihtiyar adam.
- avılkukelimeis.Kırmızı meyveli bir ağaç.
- avınkelimeis.Ağaç.
- avınçkelimeis.Alışma; ısınma; avunma.
- avınçukelimesf.Avunulan; alışılan.
- avınmakkelimef.Alışmak; avunmak; teselli bulmak; .
- avlalmakkelimef.Avlanmak.
- avlamakkelimef.Bir av hayvanını yakalamak veya bir silahla öldürmek.
- avlamakkelimef.Bir şeyi çevrelemek; çevresini dolaşmak.
- avlanmakkelimef.Biri tarafından av olarak ele geçirilmek. .
- avlaşmakkelimef.Toplanmak; yığılmak.
- avlaşmakkelimef.Evini ortaya koyup kumar oynamak; evini ödül koymak.
- avlatmakkelimef.Birine avlama işini yaptırmak.
- avmakkelimef.Toplaşmak; üşüşmek; etrafını çevirmek.
- avrankelimeis.Demirci ocağı biçiminde yapılan ekmek fırını.
- avrındıkelimeis.Kırıntı; döküntü.
- avujgunkelimeis.Deri sepilemekte kullanılan palamut meyvesi.
- avurtakelimeis.Sanks.Süt nine; daya.
- avuskelimeis.Bulg.Bal mumu; mum.
- avutkelimeis.Avuç.
- avzurıkelimeis.Buğday ve arpa unu karıştırılarak yapılan ekmek; karışık ekmek.
- Aykelimeöz. is.Dünyanın uydusu olan bir gök cismi; Ay; Kamer. [Yüknekî]
- aykelimeünl.eT.Beklenmedik bir durum karşısında beliren şaşkınlık, ürküntü ve korkuyu ifade eder.
- aykelimeis.Turuncu renkte ipek kumaş.
- aykelimeünl.Buyruğu tanımamayı bildiren ünlem.
- aykelimeis.Beylerin hizmetçisi, kölesi; bunların adının yazılı olduğu defter.
- ay bitigideyimAskerin isim ve tayınının yazıldığı defter.
- ayakelimeis.Sonradan takılan isim; lakap
- aya kökdeyimAçık hava.
- aya kökdeyimAçık hava.
- aya yersgüdeyimYarasa.
- ayagkelimeis.Hürmet; saygı; şeref; itibar.