500+ madde
- aklamakkelimef.Çin.Reddetmek; nefret etmek; kötü bulmak; tiksinmek.
- akmakkelimef.Harizm.Yağmalamak.
- akozlamakkelimef.Yun.Bir şeyi birine gizlice söylemek; kimse duymadan anlatmak.
- aksatmakkelimef.Bir işin düzenli yürümesine engel olmak, geciktirmek.
- aksettirmekkelimeb. f.Ar.Üzerine düşen ses dalgalarını yankılatmak.
- aksırtmakkelimef.Aksırmasına sebep olmak; aksırmasını sağlamak.
- aktarmakkelimef.eT.Bir yerden başka bir yere götürmek; taşımak; göçermek.
- aktartmakkelimef.Aktarmak işini bir başkasına yaptırmak.
- akturmakkelimef.Yükseltmek.
- alacalamakkelimef.Renk renk boyamak; alacalı hâle getirmek.
- alacalandırmakkelimef.Alaca bir durum kazanmasını sağlamak.
- alacalatmakkelimef.Birine bir şeyi alaca hâle getirtmek.
- alaflamakkelimef.[-l(ı)yor] Hayvanlara ot ve yem vermek.
- alaflamakkelimef.Alevlemek; tutuşturmak; ateşe vermek.
- alakalandırmakkelimef.İlgilendirmek.
- alaklamakkelimef.Çalmak; aşırmak.
- alaktırmakkelimef.Dedikoduyla ortalığı karıştırmak; ara bozmak.
- alalamakkelimef.Boyayarak, üzerine çeşitli leke ve çizgiler yaparak eşyanın görünüşünü değiştirmek; alalı hâle getirmek.
- alangadmakkelimef.Zayıflamak
- alangadturmakkelimef.Arıklattırmak; zayıflatmak; düşürmek.
- alangurmakkelimef.Yormak; zayıflatmak arıklatmak; güçten düşürmek.
- alartmakkelimef.(Göz için) belertmek.
- alaşımlamakkelimef.Metal ve elementleri karıştırarak alaşım elde etmek.
- alatlamakkelimef.Yeni doğmuş bebekleri albasmasına karşı alcılara atlatmak.
- alatsamakkelimef.Acele ettirmek; acele etmeyi istemek.
- alazlamakkelimef.Aleve tutarak hafifçe üstten yakmak.
- alazlamakkelimef.Özentisiz ve baştan savma iş yapmak.
- alazlatmakkelimef.Alevde hafifçe yaktırmak.
- alçagrıtmakkelimef.Alçaltmak.
- alçaklamakkelimef.Tahkir etmek.
- alçalamakkelimef.Sindirmek; hakaret etmek; yenmek.
- alçaltmakkelimef.Uçan veya yüksekte bulunan bir şeyi aşağı seviyelere indirmek.
- alçılamakkelimef.Bir şeyin üzerine alçı sürerek kaplamak.
- aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
- aldatmakkelimef.Hataya yöneltmek.
- aldırmakkelimef.Birisine almak işini yaptırmak.
- aldırtmakkelimef.Birine aldırmak işini yaptırmak.
- aldurmakkelimef.Kaptırmak; aldırmak.
- alduzmakkelimef.Malını elinden aldırmak; soyulmak.
- alevlendirmekkelimef.Tutuşturmak.
- algasamakkelimef.Moğ.Korkutmak; ürkütmek.
- algıglamakkelimef.Aşağılamak.
- algılamakkelimef.Beş duyu vasıtası ile dışarıda olup bitenler hakkında bilgi edinmek; idrak etmek.
- algılatmakkelimef.Birinin, duyu organlarını kullandırtarak bir başka şey hakkında bilgi sahibi olmasını temin etmek.
- alıgelmekkelimef.Alıp gelmek; getirmek.
- alıgitmekkelimef.Alıp gitmek; götürmek.
- alıgsamakkelimef.Almak istemek.
- alıklamakkelimef.Kuzu ve koyunların yattıkları yerde pislik bulaşarak topak hâline gelen karın yünlerini kesmek; karın tüylerini kesmek.
- alıklaştırmakkelimef.Birini, ne yapacağını bilemez hâle getirmek; şaşırtmak.
- alıkoymakkelimef.Birini belirli bir süre için bir yerde tutmak.